<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0"> 
  <channel>
<title>SAĞLIK - Haber Sitesi Yazılımları - Haber Scripti</title>
<link>https://adanahaberpostasi.com.tr/saglik/</link>
<description>sağlık ile ilgili güncel haberler</description>
<language>tr</language>
<copyright>https://adanahaberpostasi.com.tr</copyright>
<image>
<title>https://adanahaberpostasi.com.tr</title>
<url>
https://adanahaberpostasi.com.tr/images/genel/ADANAZHABERZPOSTASIZYENyZ1.jpg
</url>
<link>https://adanahaberpostasi.com.tr</link>
<width>315</width>
<height>90</height>
</image><item>
<title>Çukurova Üniversitesi Dünya Böbrek Gününde “Geleceğe Nefes, Sağlığa Umut” Etkinliği Düzenledi</title>
<description><![CDATA[<img src="https://adanahaberpostasi.com.tr/images/haberler/cukurova-universitesi-dunya-bobrek-gununde-gelecege-nefes-sagliga-umut-etkinligi-duzenledi.jpeg" width="250"><br><p> </p>

<p>Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Nefroloji Bilim Dalı, Dünya Böbrek Günü kapsamında anlamlı bir sosyal sorumluluk etkinliğine imza attı. “Kidney Health for All – Caring for People, Protecting the Planet” temasıyla düzenlenen organizasyonda hasta çocuklar, aileleri ve tıp fakültesi öğrencilerinin katılımıyla 50 fidan toprakla buluşturuldu.</p>

<p><strong>Sağlık ve Çevre Bilinci Bir Arada</strong></p>

<p>Doğaya ve geleceğe katkı sunmayı amaçlayan etkinlikte, çevre bilincinin artırılması ve toplum sağlığına dikkat çekilmesi hedeflendi. Fidan dikim etkinliği sayesinde çocuklar ve aileleri hem doğayla iç içe keyifli anlar yaşadı hem de daha sağlıklı bir gelecek için farkındalık kazandı.</p>

<p><strong>“Geleceğe Nefes Ektik”</strong></p>

<p>Etkinlikte konuşan Çocuk Nefroloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Aysun Karabay Bayazıt, günün anlam ve önemine dikkat çekerek; çocukların sağlıklı bir geleceğe ulaşabilmesi için onların beden sağlığı kadar çevreyi ve doğayı da korumamız gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Üniversiteden Sürdürülebilir Geleceğe Katkı</strong></p>

<p>Etkinliğe katılan Çukurova Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hacer Yapıcıoğlu Yıldızdaş ise sağlık ve çevre bilincinin birlikte ele alınmasının önemine vurgu yaptı. Yıldızdaş, bu tür sosyal sorumluluk projelerinin çocuklarda farkındalık oluşturduğunu belirterek üniversitenin toplum sağlığına ve sürdürülebilir bir geleceğe katkı sunmaya devam edeceğini ifade etti.</p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://adanahaberpostasi.com.tr/cukurova-universitesi-dunya-bobrek-gununde-gelecege-nefes-sagliga-umut-etkinligi-duzenledi/1120/</link>
<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 22:00:00 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Şah Damarı Darlığında Hayati Uyarı!</title>
<description><![CDATA[<img src="https://adanahaberpostasi.com.tr/images/haberler/sah-damari-darliginda-hayati-uyari.png" width="250"><br><p>Sinsi ilerleyen ve çoğu zaman belirti vermeyen şah damarı (karotis) darlığı, kalıcı felç riskini beraberinde getiriyor. Doç. Dr. Onur Kadir Uysal, modern tıbbın sunduğu karotis stentleme yöntemiyle felç riskinin nasıl minimize edilebileceğini açıkladı.</p>

<p>ADANA – Beyni besleyen ana damarlarda meydana gelen daralmalar, modern toplumda yaşlanan nüfusla birlikte ciddi bir sağlık tehdidi oluşturmaya devam ediyor. Halk arasında "şah damarı darlığı" olarak bilinen karotis arter hastalığı, müdahale edilmediğinde beyne giden kan akışını keserek kalıcı sakatlıklara veya hayati kayıplara yol açabiliyor.</p>

<p>Özel Adana Ortadoğu Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Kadir Uysal, özellikle damar sertliği bulunan ve ileri yaştaki bireyleri yakından ilgilendiren tedavi yöntemlerine dair kritik bilgiler paylaştı.</p>

<p><strong>Şah Damarı Darlığı Nedir? Neden Tehlikelidir?</strong></p>

<p>Şah Damarlarının boynun her iki yanında yer aldığını ve beynin oksijen ihtiyacını karşılayan ana arterler olduğunu belirten Doç. Dr. Uysal, bu damarlardaki tıkanıklığın "patlamaya hazır bir bomba" gibi çalışabileceğine dikkat çekti:</p>

<p>"Bu damarlarda oluşan kireçlenme ve daralma, zamanla kan akışını azaltır veya buradan kopan bir pıhtı doğrudan beyne giderek felce (inme) neden olabilir. Bizim amacımız sadece oluşan tabloyu tedavi etmek değil, felç gelişmeden önce bu riski ortadan kaldırmaktır.”</p>

<p><strong>Sessiz İlerler, Ama Vücut Sinyal Verir</strong></p>

<p>Şah damarı darlığının her zaman belirti vermediğini belirten Dr. Uysal, bazı hastalarda görülebilecek kritik uyarı işaretlerine dikkat çekti:</p>

<p>•           Geçici görme kaybı (gözün önüne perde inmesi hissi)</p>

<p>•           Konuşmada ani bozulma veya pelteklik</p>

<p>•           Kol veya bacakta tek taraflı güçsüzlük / uyuşukluk</p>

<p>“Bu şikayetler kısa sürse bile asla göz ardı edilmemelidir. Çünkü yaklaşan bir felcin habercisi olabilir.”</p>

<p><strong>Ameliyatsız ve etkili bir çözüm: Karotis Stentleme</strong></p>

<p>Günümüzde uygun hastalarda cerrahi müdahaleye alternatif olarak sıkça uygulanan karotis stentleme yöntemi, hastanın konforunu artırırken iyileşme süresini de kısaltıyor. İşlemin teknik detaylarına değinen Doç. Dr. Onur Kadir Uysal, şu ifadeleri kullandı: "Karotis stentleme işleminde, damar içerisindeki daralmış bölgeye anjiyo benzeri bir yöntemle ulaşıyoruz. Bu bölgeye yerleştirdiğimiz stent sayesinde damarı içten genişleterek kan akımını yeniden düzenliyoruz.Aynı zamanda stentin koruyucu bariyer etkisinden faydalanıyoruz. Bu yöntem, uygun hasta grubunda oldukça başarılı sonuçlar veriyor."</p>

<p><strong>Felç Riskine Karşı "Koruyucu Filtre"</strong></p>

<p>İşlem sırasında en büyük endişenin beyne pıhtı gitmesi olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Uysal, modern tıbbın bu konuda sunduğu güvenlik önlemlerini anlattı:</p>

<p>•           Pıhtı Tutucu Sistemler: İşlem sırasında beyne pıhtı gitmesini önleyen özel koruyucu "şemsiye" benzeri filtreler kullanılır.</p>

<p>•           Kişiye Özel Stent Seçimi: Hastanın damar yapısına, darlığın sertliğine ve yaşına göre en uygun malzeme tercih edilir.</p>

<p>•           Donanımlı Merkez Vurgusu: Olası komplikasyonlara anında müdahale edebilecek operatör ve altyapıya sahip merkezlerin önemi kritiktir. Tüm süreç donanımlı merkezlerde planlanmalıdır.</p>

<p><strong>Erken Tanı ile Felç Önlenebilir</strong></p>

<p>Sözlerinin sonunda en kritik noktanın erken tanı olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Onur Kadir Uysal, özellikle risk grubundaki bireylerin kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini belirterek, “Sigara kullanımı, yüksek kolesterol, diyabet ve aile öyküsü olan kişilerde inme riski daha yüksek. Erken dönemde tespit edilen bir şah damarı darlığı, doğru tedavi ile felce yol açmadan kontrol altına alınabilir.” dedi.</p>

<p>Dr. Uysal inmenin çoğu zaman kaçınılmaz olmadığını, doğru zamanda yapılan değerlendirme ve doğru müdahale ile büyük ölçüde önlenebileceğini vurgulayarak sözlerini noktaladı.</p>
]]></description>
<link>https://adanahaberpostasi.com.tr/sah-damari-darliginda-hayati-uyari/1093/</link>
<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 15:42:09 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Ceyhan Belediyesi’nden Kantinlerde Sıkı Denetim</title>
<description><![CDATA[<img src="https://adanahaberpostasi.com.tr/images/haberler/ceyhan-belediyesi-nden-kantinlerde-siki-denetim.jpeg" width="250"><br><p><span style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255);">Ceyhan Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelindeki okul kantinlerinde hijyen, son tüketim tarihi ve fiyat etiketi denetimlerini titizlikle gerçekleştirdi. Öğrencilerin sağlıklı ve güvenli gıdaya erişimini sağlamak amacıyla yapılan denetimlerde, ürünlerin saklama koşulları ve genel temizlik kuralları da detaylı şekilde kontrol edildi.</span><br style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255);" />
<br style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255);" />
<span style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255);">Denetimler kapsamında kurallara uymayan işletmelere gerekli uyarılar yapılırken, eksikliklerin giderilmesi için süre verildi. Ceyhan Belediyesi, çocukların sağlığını tehdit edebilecek unsurlara karşı denetimlerin aralıksız sürdürüleceğini vurguladı.</span><br style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255);" />
<br style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255);" />
<span style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255);">YILDIZ: “ÇOCUKLARIMIZIN SAĞLIĞI BİZİM İÇİN ÖNCELİKTİR”</span><br style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255);" />
<br style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255);" />
<span style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255);">Ceyhan Belediye Başkan Vekili Av. Sevil Aydar Yıldız, gerçekleştirilen denetimlerle ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:</span><br style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255);" />
<span style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255);">“Çocuklarımızın sağlığı ve güvenliği bizim için her şeyden önce gelir. Bu bilinçle zabıta ekiplerimiz okul kantinlerinde düzenli olarak denetimlerini sürdürüyor. Hijyen kurallarına uygunluk, ürünlerin son tüketim tarihleri ve fiyat etiketi kontrolleri titizlikle yapılıyor. Amacımız, öğrencilerimizin sağlıklı ortamlarda güvenle alışveriş yapabilmelerini sağlamaktır.”</span><br style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255);" />
<br style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255);" />
<span style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255);">Yıldız, denetimlerin sadece belirli dönemlerle sınırlı kalmayacağını belirterek, yıl boyunca aralıksız devam edeceğini ifade etti.</span></p>
]]></description>
<link>https://adanahaberpostasi.com.tr/ceyhan-belediyesi-nden-kantinlerde-siki-denetim/1088/</link>
<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 15:23:06 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Lösev’den ÇGC’ye “Hayırlı Olsun” Ziyareti</title>
<description><![CDATA[<img src="https://adanahaberpostasi.com.tr/images/haberler/losev-den-cgc-ye-hayirli-olsun-ziyareti.jpg" width="250"><br><p> Lösemili Çocuklar Vakfı (LÖSEV), Çukurova Gazeteciler Cemiyeti (ÇGC) Başkanı Kurtul Çakın ve yönetim kuruluna hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.</p>

<p>LÖSEV Adana İl Koordinatörü Betül Özgügen, Halkla İlişkiler Koordinatör Yardımcısı Buğse Çakan ve Gönüllü İletişimleri Personeli Bahar Morgül, ÇGC’yi ziyaret ederek Başkan Kurtul Çakın ve yönetimine yeni görevlerinde başarı dileklerini iletti.</p>

<p>Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren ÇGC Başkanı Kurtul Çakın, LÖSEV yetkililerine teşekkür ederek, “Çukurova Gazeteciler Cemiyeti olarak LÖSEV’in çalışmalarını önemsiyoruz. Her zaman destek vermeye hazırız” dedi.</p>

<p>LÖSEV yetkilileri ise vakfın yürüttüğü projeler ve lösemili çocuklara yönelik faaliyetler hakkında bilgi paylaşımında bulundu.</p>

<p>Ziyaret, karşılıklı iyi dileklerin sunulmasının ardından sona erdi.</p>
]]></description>
<link>https://adanahaberpostasi.com.tr/losev-den-cgc-ye-hayirli-olsun-ziyareti/1076/</link>
<pubDate>Tue, 07 Apr 2026 14:14:08 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Büyükşehir’den kadınlara rahim ağzı kanseri aşısı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://adanahaberpostasi.com.tr/images/haberler/buyuksehir-den-kadinlara-rahim-agzi-kanseri-asisi.jpg" width="250"><br><p><strong>İlk etapta 450 kadın ve kız çocuğu aşılananacak</strong></p>

<p>Adana Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı ile Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi arasında yapılan iş birliği protokolü kapsamında, toplum sağlığını korumaya yönelik önemli koruyucu sağlık hizmeti olan <strong>HPV Aşı Uygulaması</strong> başlatıldı.</p>

<p>HPV (Human Papilloma Virüs), özellikle kadınlarda görülen <strong>rahim ağzı kanserinin en önemli nedenlerinden biri</strong> olup, dünya genelinde en sık rastlanan enfeksiyonlardan. Rahim ağzı kanseri, erken dönemde belirti vermeyebilen ancak ilerlediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen bir hastalık olup, düzenli tarama ve aşı ile büyük ölçüde önlenebilmektedir. Günümüzde HPV aşısı, rahim ağzı kanseri başta olmak üzere HPV’ye bağlı gelişebilen birçok hastalığa karşı yüksek koruyuculuk sağlayan en etkili yöntemlerden biri olarak kabul edilmektedir.</p>

<p>Bu kapsamda Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda, koruyucu sağlık hizmetlerine erişimi artırmak amacıyla HPV aşı uygulaması planlandı.</p>

<p>Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi ile yapılan protokol çerçevesinde;<br />
başvuruların alınması, başvuruların değerlendirilmesi, aşı temininin sağlanması, aşı uygulamaları sırasında kişilerin randevu planlamalarının yapılması ve ulaşımlarının organize edilmesi Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülmektedir.<br />
Aşıların depolanması, soğuk zincir kurallarına uygun şekilde muhafaza edilmesi, aşı uygulamalarının gerçekleştirilmesi ve yapılan aşıların sağlık sistemine kaydedilmesi ise Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi sağlık ekipleri tarafından gerçekleştirilmektedir.</p>

<p>HPV aşı uygulaması, belediyemizden sosyal yardım alan veya sosyal hizmet değerlendirme kriterlerine uygun olduğu belirlenen <strong>9-45 yaş aralığındaki kadın ve kız çocuklarına</strong> yönelik olarak planlandı. Yapılan başvurular sosyal hizmet kriterleri doğrultusunda titizlikle incelenmiş olup, toplam <strong>450 kişinin başvurusu onaylanmıştır.</strong><br />
Onaylanan kişilerden <strong>400’ü yetişkin, 50’si çocuk</strong> olmak üzere aşılama programına dahil edildi.</p>

<p>Aşılama sürecinde,<br />
9-14 yaş arası bireylere 2 doz,<br />
15-45 yaş arası bireylere ise 3 doz aşı uygulanacaktır.<br />
Tüm doz uygulamalarının yaklaşık <strong>6 ay içerisinde tamamlanması</strong> planlanmaktadır.</p>

<p>HPV aşı uygulamasında ilk doz uygulamaları <strong>24 Mart 2026 Salı günü</strong> itibarıyla başlamış olup, planlanan takvim doğrultusunda aşılama süreci devam etmektedir.</p>

<p>Adana Büyükşehir Belediyesi olarak, koruyucu sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması, kadın sağlığının korunması ve toplumda farkındalığın artırılması amacıyla yürütülen bu çalışma ile rahim ağzı kanseri gibi önlenebilir hastalıklara karşı önemli bir adım atıldı.</p>

<p>Toplum sağlığını önceleyen çalışmalarımız, ilgili kurumlarla iş birliği içerisinde kararlılıkla sürdürülecektir.</p>
]]></description>
<link>https://adanahaberpostasi.com.tr/buyuksehir-den-kadinlara-rahim-agzi-kanseri-asisi/1066/</link>
<pubDate>Thu, 26 Mar 2026 21:09:43 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Çukurova Üniversitesi Abdi Sütcü Sağlık Hizmetleri MYO’da HPV Farkındalığı Semineri Düzenlendi</title>
<description><![CDATA[<img src="https://adanahaberpostasi.com.tr/images/haberler/cukurova-universitesi-abdi-sutcu-saglik-hizmetleri-myo-da-hpv-farkindaligi-semineri-duzenlendi.jpeg" width="250"><br><p>Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Abdi Sütcü Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulunda, toplumda HPV konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla “Serviks ve Ötesi – HPV ile İlişkili Tüm Kanser ve Hastalıklarda HPV Farkındalığı” başlıklı bir seminer gerçekleştirildi.</p>

<p>Sağlık alanında bilinçlendirmeyi amaçlayan seminere akademisyenler ve öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.</p>

<p><strong>HPV ve İlişkili Hastalıklar Ele Alındı</strong></p>

<p>Seminerin moderatörlüğünü Abdi Sütcü Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu öğretim üyelerinden Doç. Dr. Elif Dağlı üstlendi. Programa konuşmacı olarak katılan Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Çiler Çokan Dönmez, HPV enfeksiyonu, HPV ile ilişkili kanser türleri ve korunma yöntemleri hakkında kapsamlı bilgiler paylaştı.</p>

<p>Sunumunda HPV’nin özellikle rahim ağzı kanseri başta olmak üzere çeşitli kanser türleriyle ilişkisine değinen Dönmez, erken tanının ve düzenli taramaların önemine dikkat çekti. Ayrıca HPV aşısının koruyucu sağlık hizmetleri açısından önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Erken Tanı ve Farkındalığın Önemi Vurgulandı</strong></p>

<p>Program kapsamında katılımcılara HPV’nin bulaş yolları, risk faktörleri ve korunma yöntemleri hakkında bilgilendirmeler yapılırken, toplumda bu konuda farkındalığın artırılmasının önemine değinildi.</p>

<p>Öğrencilerin sorularının da yanıtlandığı seminer, sağlık alanında eğitim gören gençlerin güncel sağlık konularına ilişkin bilgi düzeylerini artırmasına katkı sağladı.</p>

<p>Çukurova Üniversitesi Abdi Sütcü Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu tarafından düzenlenen etkinlik, sağlık alanında toplumsal bilinç oluşturmayı amaçlayan çalışmaların önemli bir örneği olarak değerlendirildi.</p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://adanahaberpostasi.com.tr/cukurova-universitesi-abdi-sutcu-saglik-hizmetleri-myo-da-hpv-farkindaligi-semineri-duzenlendi/1056/</link>
<pubDate>Sun, 22 Mar 2026 19:58:15 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Çarpık Bacak Estetiğinde Yenilikçi Yaklaşım: Kemik Kırmadan "Kamuflaj" Tekniği</title>
<description><![CDATA[<img src="https://adanahaberpostasi.com.tr/images/haberler/carpik-bacak-estetiginde-yenilikci-yaklasim-kemik-kirmadan-kamuflaj-teknigi.jpg" width="250"><br><center style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255);"><em><span style="font-family: Calibri; font-size: 13pt; color: rgb(0, 0, 0);">Bacak Estetiğinde Işık ve Gölge Oyunu: "Kamuflaj" Tekniği ile Çarpık Bacaklara Son</span></em></center>

<p><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255); color: rgb(32, 18, 77);"><span style="color: rgb(0, 0, 0);"><a data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://ahmetkaracalar.com/bacak-estetigi/&amp;source=gmail&amp;ust=1773482806177000&amp;usg=AOvVaw2M8Zsns1jG7NCjSKpkeNuk" href="http://ahmetkaracalar.com/bacak-estetigi/" style="color: rgb(0, 102, 255);" target="_blank"><span style="color: rgb(0, 0, 0);">Bacak estetiği</span></a> </span>alanındaki çalışmalarıyla tanınan Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, çarpık bacak problemlerinin çözümünde uygulanan yenilikçi kamuflaj yaklaşımı hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Çarpık bacak problemlerinin temel olarak iki ana gruba ayrıldığını belirten Prof. Dr. Karacalar, bu ayrımı şu şekilde özetledi: <i style="color: rgb(0, 0, 0);">"Birinci grup gerçek ortopedik deformiteler olan O tipi ve X tipi bacaklardır. İkinci grup ise estetik ve kamuflaj gerektiren parantez bacak ile yalancı çarpıklık durumlarıdır."</i></span></p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255); color: rgb(32, 18, 77);"><b>Ordudaki Kamuflaj Mantığı Estetiğe Taşındı</b></span></p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255); color: rgb(32, 18, 77);">Günümüzde birçok vakada, büyük ortopedik ameliyatlara gerek kalmadan kamuflaj teknikleri ile bacak konturunun düzeltilebildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ahmet Karacalar, yöntemin felsefesini şu sözlerle anlattı:</span></p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255); color: rgb(32, 18, 77);"><i>"Aslında kamuflaj yöntemlerini yaşamın içinde sıklıkla kullanırız. Örneğin orduda kamuflaj; personeli, araçları ve askeri tesisleri gizlemek için bitki örtüsünü taklit eden kumaşlar kullanılarak sıklıkla uygulanır. Bacak estetiğinde uyguladığımız kamuflajda ise, özel yağ dolgu teknikleri ile bacak hatları desteklenirken, yaratılan ışık ve gölge oyunlarıyla bacaklar daha uzun ve düz görünebiliyor. Bu sayede hastalarımız, kemik düzeltme gerektiren işlemlere başvurmadan estetik bir görünüme kavuşabiliyor."</i></span></p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255); color: rgb(32, 18, 77);"><b>Hangi Bacak Tipine Hangi Yaklaşım Uygulanıyor?</b></span></p>

<p style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255); color: rgb(32, 18, 77);">Prof. Dr. Ahmet Karacalar, hastaların kendi bacak yapılarını tanıyabilmesi için deformite tiplerini şu şekilde sınıflandırıyor:</span></p>

<ul style="color: rgb(0, 0, 0);">
	<li style="margin-left: 15px;">
	<p><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255); color: rgb(32, 18, 77);"><b>O Tipi Bacak:</b> Dizler birbirinden uzak kalırken ayak bilekleri birbirine daha yakın durur. Bacaklar yukarıdan bakıldığında “O” harfi şeklinde görünür. Genetik yapı, çocukluk çağı gelişim bozuklukları ve raşitizm bu durumun nedenleri arasında yer alır.</span></p>
	</li>
	<li style="margin-left: 15px;">
	<p><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255); color: rgb(32, 18, 77);"><b>X Tipi Bacak:</b> Dizler birbirine temas eder veya çok yaklaşır, ancak ayak bilekleri arasında mesafe oluşur. Görünüm “<a data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://ahmetkaracalar.com/x-bacak-estetigi/&amp;source=gmail&amp;ust=1773482806177000&amp;usg=AOvVaw3GWHG3u6d8an58Kc4MeMeu" href="http://ahmetkaracalar.com/x-bacak-estetigi/" style="color: rgb(0, 0, 0);" target="_blank">X</a>” harfi şeklindedir.</span></p>
	</li>
	<li style="margin-left: 15px;">
	<p><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255); color: rgb(32, 18, 77);"><b>Parantez Bacak:</b> Bu durumda genellikle ciddi bir ortopedik problem yoktur. Daha çok yumuşak doku eksikliği veya kas dağılımındaki dengesizlikler nedeniyle bacaklar <a data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://ahmetkaracalar.com/parantez-bacak-estetigi/&amp;source=gmail&amp;ust=1773482806177000&amp;usg=AOvVaw0ZjRwEZG9NX9JDNHibSvdD" href="http://ahmetkaracalar.com/parantez-bacak-estetigi/" style="color: rgb(0, 0, 0);" target="_blank">parantez</a> şeklinde görünür ve bacak iç hattında bir boşluk oluşur. Kemik eğriliğinin hafif olduğu bu tip çarpıklıklar, genellikle dolgu, yağ enjeksiyonu ve bacak şekillendirme gibi ameliyatsız kamuflaj yöntemleri ile başarılı bir şekilde düzeltilebilir.</span></p>
	</li>
	<li style="margin-left: 15px;">
	<p><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255); color: rgb(32, 18, 77);"><b>Yalancı Çarpık Bacak:</b> Kemik ekseni tamamen normaldir; ancak kas ve yağ dokusunun bacakta yanlış veya orantısız dağılımı nedeniyle bacakta çarpık bir görünüm oluşur. Kamuflaj tekniğinin en etkili sonuç verdiği gruplardan biridir.</span></p>
	</li>
</ul>

<p style="color: rgb(0, 0, 0);"><span style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255); color: rgb(32, 18, 77);">Sadece estetik değil, aynı zamanda kişinin özgüvenini de tazeleyen bu yenilikçi kamuflaj yaklaşımı; uzun iyileşme süreçlerine ve ağır kemik ameliyatlarına gerek kalmadan, ışık, gölge ve doku transferiyle bacak mimarisini yeniden inşa ediyor.</span></p>
]]></description>
<link>https://adanahaberpostasi.com.tr/carpik-bacak-estetiginde-yenilikci-yaklasim-kemik-kirmadan-kamuflaj-teknigi/1027/</link>
<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 13:23:56 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Güzellik Salonu İşletmecileri Esnaf Odası Kuruldu</title>
<description><![CDATA[<img src="https://adanahaberpostasi.com.tr/images/haberler/guzellik-salonu-isletmecileri-esnaf-odasi-kuruldu.jpg" width="250"><br><p style="color: rgb(34, 34, 34); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; font-size: 11pt; font-family: Calibri, sans-serif;">Güzellik ve kişisel bakım sektöründe tarihi bir adım atıldı. Adana Güzellik Salonu İşletmecileri Esnaf Odası’nın kuruluş süreci tamamlanarak resmen faaliyete geçti. Türkiye genelinde bu alanda kurulan ikinci oda olma özelliğini taşıyan yapı, sektör temsilcileri tarafından büyük memnuniyetle karşılandı.</p>

<p style="color: rgb(34, 34, 34); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; font-size: 11pt; font-family: Calibri, sans-serif;">Adana Güzellik Salonu İşletmecileri Esnaf Odası’nın Kurucu Başkan Sonay Özoğul, yaptığı açıklamada sektörün uzun yıllardır güçlü bir temsil mekanizmasına ihtiyaç duyduğunu belirterek, “30 yıldır bu sektörde hem eğitmen hem de salon işletmecisi ve kozmetik üreticisi olarak hizmet vermekteyim. Bu süre zarfında mesleğimizin gelişimine tanıklık ettim; sahada yaşanan sorunları, meslektaşlarımızın beklentilerini ve sektörün potansiyelini yakından gözlemleme imkânı buldum. Güzellik ve kişisel bakım alanında emek veren işletmelerimizin ortak bir sesle konuşabileceği, haklarını koruyabilecek ve mesleki standartları yükseltebilecek güçlü bir yapıya ihtiyaç duyduğunu her zaman hissettik. Güzellik ve kişisel bakım sektörü hızla büyüyen, istihdam sağlayan ve ekonomiye ciddi katkı sunan bir alan. Ancak bu büyümenin sağlıklı ve sürdürülebilir olması için kurumsal bir çatı şarttı. Bugün bu eksikliği gidermenin gururunu yaşıyoruz” dedi.</p>

<p style="color: rgb(34, 34, 34); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; font-size: 11pt; font-family: Calibri, sans-serif;">Özoğul, yeni oda ile birlikte mesleki standartların belirlenmesi, eğitim ve sertifikasyon süreçlerinin desteklenmesi, hijyen ve kalite kriterlerinin yükseltilmesi, kayıt dışılıkla ve haksız rekabetle etkin mücadele edilmesinin hedeflendiğini ifade etti. Ayrıca kamu kurumları ile sektör arasında güçlü bir iletişim ve iş birliği zemini oluşturulacağını vurguladı.</p>

<p style="color: rgb(34, 34, 34); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; font-size: 11pt; font-family: Calibri, sans-serif;">Kuruluş sürecinde en büyük desteği Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Niyazi Göger’den gördüklerini ifade eden Kurucu Başkan Özoğul, “Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanımız Sayın Niyazi Göger’in rehberliği ve yapıcı katkıları sürecin sağlıklı şekilde tamamlanmasında önemli rol oynadı. Sayın Başkanımızın tecrübesi, yol göstericiliği ve her aşamada yanımızda oluşu bizlere güç verdi. Onun rehberliğinde attığımız adımlar, bugün Türkiye’de ikinci oda olma onurunu yaşamamıza vesile olmuştur” ifadelerini kullandı.</p>

<p style="color: rgb(34, 34, 34); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; font-size: 11pt; font-family: Calibri, sans-serif;">Güzellik Salonu İşletmecileri Esnaf Odası’nın sadece bir temsil makamı değil, aynı zamanda sektöre yön veren, çözüm üreten ve katma değer sağlayan bir yapı olacağını belirten Özoğul, üyeler arasında dayanışmayı güçlendirecek projeler geliştireceklerini söyledi.</p>

<p style="color: rgb(34, 34, 34); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; font-size: 11pt; font-family: Calibri, sans-serif;">Kurucu Başkan Sonay Özoğul, “Bu süreçte bizlere destek olan başta Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanımız Sayın Niyazi Göger olmak üzere, Kuaförler Odası Başkanımız Hacı Emin Ünal ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Birlik ve beraberlik içerisinde sektörümüzü daha güçlü yarınlara taşıyacağımıza yürekten inanıyorum” diyerek teşekkürlerini iletti.</p>
]]></description>
<link>https://adanahaberpostasi.com.tr/guzellik-salonu-isletmecileri-esnaf-odasi-kuruldu/997/</link>
<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 16:18:46 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Büyükşehir’den tütün bağımlılığıyla mücadele etkinliği</title>
<description><![CDATA[<p>Adana Büyükşehir Belediyesi Belediye Tiyatro Salonu’nda düzenlenen programda tütün bağımlılığının bireysel ve toplumsal etkileri, pasif içiciliğin zararları ve bağımlılıkla mücadelede bilimsel yaklaşımlar ele alındı.</p>

<p>Konferansın konuşmacısı Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Pelin Duru Çetinkaya, tütün bağımlılığının yalnızca bireysel bir alışkanlık değil, ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekerek; erken farkındalık, doğru bilgilendirme ve profesyonel destek mekanizmalarının önemini vurguladı.</p>

<p>Programa belediye personelinin yanı sıra sendika temsilcileri, öğrenciler ve ilgili kurum temsilcileri katıldı. Katılımcıların sorularıyla interaktif bir şekilde ilerleyen konferansta, tütün bağımlılığıyla ilgili toplumsal farkındalık oluşturma açısından önemli mesajlar verildi.</p>

<p>Adana Büyükşehir Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı, toplum sağlığını korumaya ve bağımlılıkla mücadeleye yönelik bilinçlendirme çalışmalarının kararlılıkla sürdürüleceğini açıkladı. </p>
]]></description>
<link>https://adanahaberpostasi.com.tr/buyuksehir-den-tutun-bagimliligiyla-mucadele-etkinligi/996/</link>
<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 16:15:34 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>AKRAN ZORBALIĞINA KARŞI 9 ETKİLİ YÖNTEM! </title>
<description><![CDATA[<img src="https://adanahaberpostasi.com.tr/images/haberler/akran-zorbaligina-karsi-9-etkili-yontem.jpg" width="250"><br><p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 17.25px; font-size: 15px; font-family: Calibri, sans-serif;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Son yıllarda akran zorbalığının yaygınlaşması endişeleri artırıyor. Yapılan araştırmalar; ülkemizde her 3 çocuktan 1’inin akran zorbalığına uğradığını gösteriyor. Zorbalık; fiziksel şiddet, dışlama, alay etme, küçük düşürme, tehdit, sosyal medyada ifşa ve dijital taciz gibi farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor. <span style="font-weight: 700;">Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak</span> “Son yıllarda dijital ortamın da yaygınlaşmasıyla akran zorbalığı çok daha sık görülmektedir. Akran zorbalığını “çocuklar arasında olur böyle şeyler” diyerek görmezden gelmek sorunu küçültmez, büyütür; çocuğun ruh sağlığını ve akademik geleceğini son derece olumsuz etkiler. Erken fark edilip doğru şekilde müdahale edildiğinde, çocuğa bazı önlemler öğretildiğinde önlenebilir” diyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Sancak, akran zorbalığına uğrayan çocuklarda 7 önemli belirtiyi sıraladı, akran zorbalığına karşı alınabilecek 9 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.  </span></p>

<div style="color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 16.05px; font-size: 15px; font-family: Calibri, sans-serif;">
<ul style="margin-bottom: 0cm; margin-left: 26px;">
	<li style="margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 16.05px;"><span style="font-weight: 700;"><span style="line-height: 16.8667px; font-family: Tahoma, sans-serif; font-size: 11pt;">Yalnız kalmamak</span></span></li>
</ul>
</div>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 6pt; font-size: 16px; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; line-height: 18.4px;"><span style="font-size: 15px; line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif;">Zorbalığın genellikle içe kapanık, sosyal olarak izole edilmiş ve yalnız görülen çocukları hedef aldığını belirten Dr. Barış Sancak “Grup içindeki bir çocuğa yönelme ihtimali belirgin şekilde azalır. Özellikle teneffüslerde, okul çıkışlarında ve servis beklerken çocuğun tek başına olmaması koruyucu bir önlemdir. Bir arkadaşla olmak hem caydırıcıdır hem de güç verir. Bu nedenle güvenli bir arkadaş edinmek etkili bir savunma mekanizmasıdır” diyor. </span></p>

<div style="color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 16.05px; font-size: 15px; font-family: Calibri, sans-serif;">
<ul style="margin-bottom: 0cm; margin-left: 26px;">
	<li style="margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 16.05px;"><span style="font-weight: 700;"><span style="line-height: 16.8667px; font-family: Tahoma, sans-serif; font-size: 11pt;">Kararlı şekilde, kısa ve net cümleyle sınır koymak </span></span></li>
</ul>
</div>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 6pt; font-size: 16px; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; line-height: 18.4px;"><span style="font-size: 15px; line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif;">Zorbalık karşısında uzun açıklama yapmak ya da tartışmaya girmek çoğu kez işe yaramaz. Aksine zorbanın ilgisini artırır. Kararlı bir beden dili ve göz temasıyla “Bunu istemiyorum”, “Dur” ya da “Bana böyle seslenmeni istemiyorum” gibi kısa ve net cümleyle sınır koymak, oradan uzaklaşıp bir yetişkine (öğretmen, okul idaresi) başvurmak ve aileye anlatmak en etkili yöntemdir. Yardım istemenin ‘şikayet’ değil, güvenlik talebi olduğu çocuğa öğretilmelidir.  </span></p>

<div style="color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 16.05px; font-size: 15px; font-family: Calibri, sans-serif;">
<ul style="margin-bottom: 0cm; margin-left: 26px;">
	<li style="margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 16.05px;"><span style="font-weight: 700;"><span style="line-height: 16.8667px; font-family: Tahoma, sans-serif; font-size: 11pt;">Zorbalığı mutlaka aileye anlatmak </span></span></li>
</ul>
</div>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 6pt; font-size: 16px; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; line-height: 18.4px;"><span style="font-size: 15px; line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif;">Psikiyatri Uzmanı Dr. Sancak “Ne yazık ki birçok çocuk; utandığı, daha fazla hedef alınmaktan korktuğu, ailesini üzmek istemediği ya da kendisinin başa çıkacağını düşündüğü için yaşadığı zorbalığı kimseye anlatmıyor. Birçoğu da ‘abartıyorum sanırlar’ düşüncesine kapılabiliyor. Oysa bir zorbalığa maruz kaldığınızda bunu ailenizle ve okul yöneticilerinizle mutlaka paylaşın. Yaşadıklarınızı içinize atmayın. Böylece sorun daha fazla büyümeden çözülebilir” diyor.  </span></p>

<div style="color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 16.05px; font-size: 15px; font-family: Calibri, sans-serif;">
<ul style="margin-bottom: 0cm; margin-left: 26px;">
	<li style="margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 16.05px;"><span style="font-weight: 700;"><span style="line-height: 16.8667px; font-family: Tahoma, sans-serif; font-size: 11pt;">Çocuğu yargılamamak, yanında olduğunuzu hissettirmek</span></span></li>
</ul>
</div>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 6pt; font-size: 16px; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; line-height: 18.4px;"><span style="font-size: 15px; line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif;">Ailelere, çocuklarıyla mutlaka düzenli iletişim kurmalarını ve sorunlarını küçümsememelerini öneren Dr. Barış Sancak şöyle konuşuyor: “Çocuğunuza ‘ne olursa olsun bana anlatabilirsin, seni suçlamam, yanında olurum’ diyerek yaklaşın. ‘Arkadaşın şaka yapmıştır’, ‘çocukça atışma, halledersiniz’ gibi normalleştirici sözlerle yaklaşmayın. Baskı yapmadan, yargılamadan dinleyin. Size her şeyi anlatabileceğini hissetmesi son derece önemlidir.”</span></p>

<div style="color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 16.05px; font-size: 15px; font-family: Calibri, sans-serif;">
<ul style="margin-bottom: 0cm;">
	<li style="margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 16.05px;"><span style="font-weight: 700;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Güvenli iletişim alanı oluşturmak</span></span></li>
</ul>
</div>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 6pt; font-size: 16px; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; line-height: 18.4px;"><span style="font-size: 15px; line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif;">Çocuğunuza  ‘Bugün okul nasıldı’ yerine, ‘bugün seni en çok mutlu eden şey neydi’, ‘seni zorlayan bir an oldu mu’ gibi açık uçlu sorular sorun. “Bir şey yok” diyorsa hemen vazgeçmeyin. Akşam yatmadan önce sakin bir ortamda, göz teması kurarak konuşmayı deneyin. Soruna hemen çözüm üretmek yerine önce duygusunu anlamaya çalışın. Konuşmak, dinlemek ve işbirliği yapmak en güçlü çözümdür. </span></p>

<div style="color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 16.05px; font-size: 15px; font-family: Calibri, sans-serif;">
<ul style="margin-bottom: 0cm;">
	<li style="margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 16.05px;"><span style="font-weight: 700;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Zorbalığın tanımını öğretmek</span></span></li>
</ul>
</div>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 17.25px; font-size: 15px; font-family: Calibri, sans-serif;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Birçok çocuk maruz kaldığı davranışın zorbalık olduğunu fark etmeyebilir. Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak “Çocuğa şunu öğretmek önemlidir: “Bir davranış seni incitiyorsa, tekrar ediyorsa ve dur demene rağmen devam ediyorsa bu zorbalıktır.” Örneğin; sürekli lakap takılması “şaka” değildir. Birçok kez gruba alınmamak “arkadaş seçimi” değil, sistematik dışlama olabilir. </span></p>

<div style="color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 16.05px; font-size: 15px; font-family: Calibri, sans-serif;">
<ul style="margin-bottom: 0cm;">
	<li style="margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 16.05px;"><span style="font-weight: 700;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Okulla işbirliği kurmak</span></span></li>
</ul>
</div>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 6pt; font-size: 16px; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; line-height: 18.4px;"><span style="font-size: 15px; line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif;">Zorbalık bireysel değil, sistemsel bir mesele olduğundan öğretmen, rehberlik servisi ve okul yönetimiyle mutlaka iletişime geçin. Sorunu dramatize etmeden ama net şekilde ifade edin. Olayların tarihini ve içeriğini not almak süreci kolaylaştırır. Örnek: “Çocuğum arkadaşları tarafından dışlanıyor” demek yerine, “Son üç haftadır teneffüslerde aynı üç öğrenci tarafından oyuna alınmadığını ve alay edildiğini söylüyor” gibi somut bilgi verin. </span></p>

<div style="color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 16.05px; font-size: 15px; font-family: Calibri, sans-serif;">
<ul style="margin-bottom: 0cm;">
	<li style="margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 16.05px;"><span style="font-weight: 700;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Empati ve tanıklık kültürü geliştirmek</span></span></li>
</ul>
</div>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 17.25px; font-size: 15px; font-family: Calibri, sans-serif;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Psikiyatri Uzmanı Dr. Sancak “Zorbalık sadece mağdur ve zorba arasında değildir; izleyiciler de sürecin parçasıdır” derken, sözlerine şöyle devam ediyor: “Çocuğunuza şunu öğretin: “Birine yapılan haksızlığa sessiz kalmak, o davranışı güçlendirebilir. Oysa, zorbalığa maruz kalan arkadaşının yanına oturmak, öğretmene haber vermek, “Bence sana yapılan bu davranış doğru değil” demek bile zorbalığı azaltabilir.”</span></p>

<div style="color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 16.05px; font-size: 15px; font-family: Calibri, sans-serif;">
<ul style="margin-bottom: 0cm; margin-left: 26px;">
	<li style="margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 16.05px;"><span style="font-weight: 700;"><span style="line-height: 16.8667px; font-family: Tahoma, sans-serif; font-size: 11pt;">Dijital zorbalığa karşı kayıt almak</span></span></li>
</ul>
</div>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 6pt; font-size: 16px; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; line-height: 18.4px;"><span style="font-size: 15px; line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif;">Günümüzde whatsapp grupları, sosyal medya paylaşımları ve çevrim içi oyunlar üzerinden zorbalığın 7/24 devam edebildiğini, bu durumun çocukta çaresizlik hissini artırdığını belirten Dr. Sancak “Özellikle dijital zorbalıkta kanıt saklamak (ekran görüntüsü almak) önemlidir. Zorbalık durumunda çocuğa karşılık vermek yerine kanıt saklamayı, kişiyi engellemeyi ve bir yetişkine bildirmeyi öğretmek gerekir. En önemlisi, çocuk yaşadığının kendi suçu olmadığını ve ailesinin yanında olduğunu net biçimde hissetmelidir” diyor.</span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 6pt; font-size: 16px; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; line-height: 18.4px;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: 15px; line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif;">Çocuğunuzda bu 7 belirti varsa!</span></span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 6pt; font-size: 16px; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; line-height: 18.4px;"><span style="font-weight: bold;"><span style="font-size: 15px; line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif; font-weight: normal;">Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak, </span></span><span style="font-size: 15px; line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif;">çocuklarda akran zorbalığına maruz kalındığına işaret eden, ailelerin dikkat etmesi gereken 7 önemli belirtiyi şöyle sıralıyor; </span></p>

<ul style="color: rgb(28, 43, 40); font-family: Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 14px; background-color: rgb(255, 255, 255); margin-left: 26px;">
	<li style="margin-left: 15px;"><span style="line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif; font-size: 15px;">Okula gitmek istememe, karın ağrısı veya baş ağrısı şikayetlerinde artış</span></li>
	<li style="margin-left: 15px;"><span style="line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif; font-size: 15px;">Ani içe kapanma, odasına çekilme, depresif duygudurum, özgüven kaybı, kaygı bozukluğu</span></li>
	<li style="margin-left: 15px;"><span style="line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif; font-size: 15px;">Eşyalarının kaybolması ya da zarar görmesi</span></li>
	<li style="margin-left: 15px;"><span style="line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif; font-size: 15px;">Telefonunu saklama, sosyal medya kullanımında ani değişim</span></li>
	<li style="margin-left: 15px;"><span style="line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif; font-size: 15px;">Uyku düzeninde bozulma</span></li>
	<li style="margin-left: 15px;"><span style="line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif; font-size: 15px;">Beslenmesinde normal olmayan davranışlar, aşırı yeme ya da hiç yememe</span></li>
	<li style="margin-left: 15px;"><span style="line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif; font-size: 15px;">Ders başarısında düşüş</span></li>
</ul>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 14.15pt; font-size: 8px; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; line-height: 9.2px;"><span style="font-weight: 700;"><span style="font-size: 15px; line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif;">Zorbalık yapan çocuğa ailesi nasıl yaklaşmalı?</span></span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 6pt; font-size: 16px; font-family: &quot;Times New Roman&quot;, serif; line-height: 18.4px;"><span style="font-size: 15px; line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif;">Psikiyatri Uzmanı Dr. Barış Sancak şöyle diyor: “En önemli nokta, davranışının yanlış olduğunu çok net ifade etmek ama çocuğu ‘kötü’ olarak etiketlememektir. “Sen kötüsün” değil, “Bu yaptığın kabul edilemez” denilmelidir. Bu çocukların bir kısmı empati becerisi zayıf, dürtü kontrolünde zorlanan ya da kendisi de farklı şekillerde zorlanmış çocuklardır. Bu nedenle sebebini anlamak önemlidir. Sadece nasihatle değil, tutarlı sınırlar konularak ve empati eğitimiyle çocuğa davranışının karşı tarafta nasıl bir etki yarattığı gösterilmeli, alternatif davranış yolları öğretilmeli ve tekrar etmemesi için somut bir plan uygulanmalıdır. Okulla işbirliği yapılmalı, gerekirse profesyonel destek alınmalıdır.”</span></p>
]]></description>
<link>https://adanahaberpostasi.com.tr/akran-zorbaligina-karsi-9-etkili-yontem/961/</link>
<pubDate>Wed, 25 Feb 2026 15:28:41 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Kötü bir ağız ve diş sağlığı, kalp-damar hastalıklarından diyabete kadar çeşitli hastalıklara neden olabiliyor</title>
<description><![CDATA[<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; font-size: 16px; font-family: Cambria, serif; text-align: center;"><span style="font-family: Arial, sans-serif; font-size: 15px; text-align: justify; color: rgb(51, 51, 51);">Ağız ve diş hastalıkları yalnızca diş sağlığını değil tüm vücudu etkiliyor. Kötü bir ağız ve diş sağlığı kalp-damar hastalıklarından diyabete, solunum yolu enfeksiyonlarına kadar çeşitli hastalıklara neden olabiliyor. “Ağız sağlığı, genel sağlığın ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilmelidir” diyen İstinye Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Tuğba Toz Akalın, ağız ve diş sağlıyla ilgili dikkat edilmesi gerekenleri sıraladı.</span></p>

<p style="padding: 0px; background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 12pt; line-height: normal; font-size: 16px; font-family: &quot;Helvetica Neue&quot;, serif; border: none; text-align: justify;"><span style="font-weight: 700;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;">“Ağız sağlığı, genel sağlığın ayrılmaz bir parçası”</span></span></p>

<p style="padding: 0px; background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 16px; font-family: &quot;Helvetica Neue&quot;, serif; border: none; text-align: justify;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;">Ağız ve diş sağlığının insan vücudu için önemine<span style="font-weight: 700;"> </span>dair konuşan Prof. Dr. Tuğba Toz Akalın, “Ağız, sindirim ve solunum sisteminin giriş kapısıdır ve vücutla dış ortam arasındaki en önemli temas alanlarından biridir. Ağız hijyeninin yetersiz olduğu durumlarda patojen bakteriler hızla çoğalır ve kronik enfeksiyon odakları oluşur. Bu durum yalnızca diş kaybına yol açmakla kalmaz, aynı zamanda bağışıklık sistemini sürekli uyararak vücutta düşük dereceli ama sürekli bir inflamasyona neden olur. Bu nedenle ağız sağlığı, genel sağlığın ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilmelidir” dedi.</span></p>

<p style="padding: 0px; background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 12pt; line-height: normal; font-size: 16px; font-family: &quot;Helvetica Neue&quot;, serif; border: none; text-align: justify;"><br />
<span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;"><span style="font-weight: 700;">“Diş eti hastalıkları ve çürükler genel inflamasyon yükünü artırabilir”</span></span></p>

<p style="padding: 0px; background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 12pt; line-height: normal; font-size: 16px; font-family: &quot;Helvetica Neue&quot;, serif; border: none; text-align: justify;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;">“Ağız ve diş hastalıkları günümüzde yalnızca dişlerle sınırlı bir sorun olarak değil, tüm vücudu ilgilendiren önemli bir sağlık göstergesi olarak değerlendirilmektedir” diyen Akalın,</span> <span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;">ağız ve diş rahatsızlıklarının yol açabileceği hastalıklarla ilgili şunları söyledi:</span></p>

<p style="padding: 0px; background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 12pt; line-height: normal; font-size: 16px; font-family: &quot;Helvetica Neue&quot;, serif; border: none; text-align: justify;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;">“Özellikle diş eti hastalıkları ve tedavi edilmemiş diş çürükleri, ağızda uzun süreli enfeksiyon ve iltihap oluşturarak vücudun genel inflamasyon yükünü artırabilir. Bilimsel çalışmalar; bu durumun kalp-damar hastalıkları, diyabet, solunum yolu enfeksiyonları, gebelikte bazı riskler ve romatizmal hastalıklarla ilişkili olabileceğini göstermektedir. Ağızda oluşan bakteriler ve iltihap ürünleri zaman zaman kan dolaşımına karışarak genel sağlığı etkileyebilmektedir. Bunun yanında, diş çürüğü ile aşırı şeker tüketimi, sağlıksız beslenme ve düzensiz yaşam tarzı arasında güçlü bir bağ vardır; bu faktörler aynı zamanda obezite ve diyabet gibi hastalıkların da temel nedenleri arasındadır. Ortodontik çapraşıklıklar ise dişlerin temizliğini zorlaştırarak çürük ve diş eti hastalığı riskini artırabilir. Çene eklemi ve çiğneme kaslarındaki dengesizlikler de baş, boyun ve yüz ağrılarına yol açarak yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Kısacası ağız sağlığı, genel sağlığın ayrılmaz bir parçasıdır; düzenli diş hekimi kontrolleri, iyi ağız bakımı ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları sadece güzel bir gülümseme için değil, tüm vücudun sağlığı için de büyük önem taşır.”</span></p>

<p style="padding: 0px; background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 16px; font-family: &quot;Helvetica Neue&quot;, serif; border: none; text-align: justify;"><span style="font-weight: 700;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;">Kalp-damar hastalıklarına da davetiye çıkarıyor</span></span></p>

<p style="padding: 0px; background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 16px; font-family: &quot;Helvetica Neue&quot;, serif; border: none; text-align: justify;"><span style="font-weight: 700;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;"> </span></span></p>

<p style="padding: 0px; background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 16px; font-family: &quot;Helvetica Neue&quot;, serif; border: none; text-align: justify;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;">Kalp-damar hastalıkları ile ağız sağlığı arasında güçlü bir ilişki olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Akalın, şöyle konuştu:</span></p>

<p style="padding: 0px; background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 16px; font-family: &quot;Helvetica Neue&quot;, serif; border: none; text-align: justify;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;">“Kalp-damar hastalıkları ile ağız sağlığı arasındaki ilişki, en güçlü biçimde diş eti hastalıkları üzerinden açıklanmaktadır. Özellikle kronik diş eti iltihabı (periodontitis) varlığında, ağızda oluşan iltihabi maddeler ve bakteriyel ürünler kan dolaşımına karışarak damar duvarında hasara yol açabilmektedir. Bu durum, damar sertliği olarak bilinen ateroskleroz sürecini hızlandırabilir ve kalp krizi ile inme riskini artırabilir. Diş eti ceplerinden kaynaklanan tekrarlayan bakteriyemiler, vücudun genel inflamasyon yükünü yükselterek kalp-damar sistemini olumsuz etkileyen önemli bir risk faktörü olarak kabul edilmektedir. Nitekim FDI gibi uluslararası sağlık otoriteleri, diş eti hastalıkları ile kalp-damar hastalıkları arasında anlamlı bir ilişki olduğunu vurgulamaktadır. Bu nedenle diş eti kanaması, şişlik veya ağızda uzun süren enfeksiyonlar yalnızca ağız sağlığını değil, kalp sağlığını da ilgilendiren uyarı işaretleri olarak değerlendirilmelidir. Düzenli diş hekimi kontrolleri ve iyi bir ağız bakımı, kalp-damar hastalıklarından korunmada da önemli bir destekleyici adımdır.”</span></p>

<p style="padding: 0px; background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 16px; font-family: &quot;Helvetica Neue&quot;, serif; border: none; text-align: justify;"><span style="font-weight: 700;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;"> </span></span></p>

<p style="padding: 0px; background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 16px; font-family: &quot;Helvetica Neue&quot;, serif; border: none; text-align: justify;"><span style="font-weight: 700;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;">Kronik diş eti iltihabı bağışıklık sistemini nasıl etkiliyor?</span></span></p>

<p style="padding: 0px; background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 16px; font-family: &quot;Helvetica Neue&quot;, serif; border: none; text-align: justify;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;">Kronik diş eti iltihabı, bağışıklık sistemini sürekli ve fark edilmeden meşgul eden bir <span dir="RTL">“</span>düşük doz alarm” gibidir. Periodontitis varlığında bağışıklık hücreleri uzun süre boyunca aktive olur ve bu durum vücutta inflamatuvar yanıtın kalıcı olarak yüksek seyretmesine neden olur. Sürekli salgılanan sitokinler ve iltihabi aracı maddeler, bağışıklık sisteminin dengesini bozarak sistemik inflamasyon yükünü artırır. Bu tablo, özellikle inflamasyonla yakından ilişkili hastalıklarda daha belirgin hale gelir. Nitekim diyabetli bireylerde periodontal enfeksiyonun varlığı, insülin direncini artırarak kan şekeri kontrolünü zorlaştırabilir ve hastalığa bağlı komplikasyon riskini yükseltebilir. Bu nedenle kronik diş eti iltihabı yalnızca ağız içinde sınırlı bir sorun değil, bağışıklık sisteminin genel işleyişini etkileyen ve tüm vücudu ilgilendiren önemli bir sağlık problemidir.</span></p>

<p style="padding: 0px; background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 16px; font-family: &quot;Helvetica Neue&quot;, serif; border: none; text-align: justify;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;"> </span></p>

<p style="padding: 0px; background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 16px; font-family: &quot;Helvetica Neue&quot;, serif; border: none; text-align: justify;"><span style="font-weight: 700;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;">Sessiz ilerleyen ağız enfeksiyonları yıllar sonra ne gibi sonuçlara yol açabilir?</span></span></p>

<p style="padding: 0px; background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 12pt; line-height: normal; font-size: 16px; font-family: &quot;Helvetica Neue&quot;, serif; border: none; text-align: justify;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;">Sessiz ilerleyen ağız enfeksiyonları, çoğu zaman ağrı ya da belirgin bir şikâyet oluşturmadan yıllar içinde hem ağız sağlığını hem de genel sağlığı etkileyen önemli sonuçlara yol açabilir. Diş çürükleri, kronik diş eti hastalıkları (periodontitis) ve kök ucu enfeksiyonları; erken dönemde fark edilmediğinde ağızda sürekli bir enfeksiyon ve inflamasyon odağı hâline gelir. Periodontitis, dişleri destekleyen dokularda ilerleyici yıkıma neden olarak diş kaybı ve çiğneme fonksiyonunun bozulmasına yol açarken; diş çürüğü de yavaş ilerleyen ancak zamanla sinire ve çene kemiğine ulaşabilen bir enfeksiyon hastalığıdır. Bu durumlar yalnızca lokal hasar oluşturmakla kalmaz, aynı zamanda vücudun genel inflamasyon yükünü artırarak kalp-damar hastalıkları, diyabet ve diğer metabolik hastalıkların gelişimine veya seyrinin ağırlaşmasına katkıda bulunabilir. Diş kayıpları ve bozulmuş çiğneme fonksiyonu ise zamanla çene eklemi ve çiğneme kasları üzerinde dengesiz yüklenmelere neden olabilir; bu da temporomandibular eklem sorunları, yüz ve baş ağrıları gibi fonksiyonel problemlerin ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir. Özellikle yaşlı bireylerde ağızda biriken bakterilerin solunum yollarına ulaşması, zatürre gibi ciddi solunum yolu enfeksiyonları açısından da ek bir risk oluşturmaktadır. Bu yönüyle ağızda sessizce ilerleyen enfeksiyonlar, yalnızca dişlerle sınırlı değil, uzun vadede tüm vücudu etkileyebilen çok boyutlu bir sağlık sorunu olarak değerlendirilmelidir.</span></p>

<p style="padding: 0px; background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 16px; font-family: &quot;Helvetica Neue&quot;, serif; border: none; text-align: justify;"><span style="font-weight: 700;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;">Ağız ve diş sağlığını korumak için bunlara dikkat</span></span></p>

<p style="padding: 0px; background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 16px; font-family: &quot;Helvetica Neue&quot;, serif; border: none; text-align: justify;"><span style="font-weight: 700;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;"> </span></span></p>

<p style="padding: 0px; background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; line-height: normal; font-size: 16px; font-family: &quot;Helvetica Neue&quot;, serif; border: none; text-align: justify;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;">Akalın, ağız ve diş sağlığını korumak için yapılması gerekenlerle ilgili ise şunları söyledi:</span></p>

<p style="padding: 0px; background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 12pt; line-height: normal; font-size: 16px; font-family: &quot;Helvetica Neue&quot;, serif; border: none; text-align: justify;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;">“Ağız ve diş sağlığını korumada en temel ve vazgeçilmez basamak mekanik plak kontrolüdür: düzenli fırçalama ile dişeti kenarının nazikçe temizlenmesi (dişetine <span dir="RTL">“</span>süpürür gibi” temas ederek, tahriş etmeden) ve arayüz temizliği birlikte yürütülmelidir. Arayüzlerde, özellikle kontaktların daha açık olduğu bölgelerde arayüz fırçaları plak ve dişeti kanamasını azaltmada çoğu hastada daha etkili ve uygulanabilir bir seçenek olarak öne çıkar; çok sıkı kontaktlı alanlarda ise doğru teknikle diş ipi daha uygun olabilir. Fırçalama tekniği <span dir="RTL">“</span>hangi yöntem en iyi?” tartışmasından ziyade, etkinlik–süreklilik–travmasız uygulama üçlüsü üzerinden ele alınmalıdır; kanıta dayalı derlemeler teknikler arasında kesin bir üstünlük göstermekte zorlanırken, düzenli ve doğru uygulamanın belirleyici olduğunu vurgular. Kimyasal destek ürünleri (gargara gibi) ise mekanik temizliğin alternatifi değil, doğru endikasyonda kısa süreli destek olarak düşünülmelidir. Özellikle klorheksidin gibi antiseptikler plak/gingival inflamasyonu baskılayabilir; ancak uzun süreli ve kontrolsüz kullanımda renklenme, tat değişikliği ve mukozal irritasyon gibi yan etkiler nedeniyle genellikle hekim önerisiyle, sınırlı sürelerde planlanır. Çürük kontrolünde ise yalnızca “şeker var/yok” değil, kişinin beslenme örüntüsü (atıştırma alışkanlığı, yapışkan-fermente karbonhidratlar, gece tüketimi vb.) ve toplam maruziyet değerlendirilmelidir; çalışmalarda eklenmiş şeker miktarı ile çürük arasındaki ilişkinin tutarlı biçimde güçlü olduğu, bu nedenle diyet analizi ve farkındalık odaklı danışmanlığın koruyucu planın parçası olması gerektiği gösterilmiştir. Bu yaklaşım, diş hekimiyle birlikte çürük ve periodontal risk değerlendirmesi yapmayı (biyofilm kontrolü, tükürük/ilaçlar, geçmiş çürük öyküsü, restorasyon kenarları, periodontal cep/kanama varlığı gibi) ve kişiye özel aralıklarla profesyonel bakım-kontrol planlamayı da içerir. Özellikle diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, immünsüpresyon, gebelik gibi sistemik durumlarda ağız enfeksiyonlarının genel inflamasyon yüküne katkısı daha kritik hale geldiğinden, hastanın bu bağlantıyı anlaması ve bakım rutinini sürdürülebilir şekilde kurması hedeflenmelidir.”</span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; font-size: 16px; font-family: Cambria, serif; text-align: justify; border: none;"><span style="font-weight: 700;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;">“Ağrı yoksa da kontrol şart”</span></span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; font-size: 16px; font-family: Cambria, serif; text-align: justify;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;"> </span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; font-size: 16px; font-family: Cambria, serif; text-align: justify;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;">Prof. Dr. Akalın, diş hekimi kontrollerinin yalnızca ağrı olduğunda yapılmasının yanlış bir yaklaşım olduğunu belirterek, diş çürükleri ve diş eti hastalıklarının erken evrelerde çoğu zaman belirti vermediğini söyledi. Ağız kokusunun çoğu zaman diş eti hastalıkları, tedavi edilmemiş çürükler, diş taşları ve dil yüzeyindeki bakteri birikimi gibi ağız içi nedenlerden kaynaklandığını belirten Akalın, diş eti kanamasıyla birlikte görülen kokunun aktif bir diş eti iltihabına işaret edebileceğini söyledi.</span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; font-size: 16px; font-family: Cambria, serif; text-align: justify; border: none;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;"> </span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; font-size: 16px; font-family: Cambria, serif; text-align: justify;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;">Ağız sağlığının korunmasında en etkili yöntemin düzenli ve doğru günlük bakım olduğunu belirten Akalın, şu önerilerde bulundu: Dişler günde iki kez, en az iki dakika fırçalanmalı. Diş araları her gün diş ipi ya da arayüz fırçasıyla temizlenmeli. Dil yüzeyi de düzenli olarak temizlenmeli. Doğru teknikle sürdürülen bakımın diş çürüğü ve diş eti hastalıklarını büyük ölçüde önlediğini söyledi.</span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; font-size: 16px; font-family: Cambria, serif; text-align: justify; border: none;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;"> </span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; font-size: 16px; font-family: Cambria, serif; text-align: justify; border: none;"><span style="font-weight: 700;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;">“Türkiye’de</span></span> <span style="font-weight: 700;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;">koruyucu ağız sağlığı alışkanlıkları yeterince yerleşmedi”</span></span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; font-size: 16px; font-family: Cambria, serif; text-align: justify;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;"> </span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; font-size: 16px; font-family: Cambria, serif; text-align: justify;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;">Türkiye’de koruyucu ağız sağlığı alışkanlıklarının toplum genelinde yeterince yerleşmediğini belirten Akalın, bilimsel verilerin günde iki kez diş fırçalama oranının birçok yaş grubunda yüzde 25–35 aralığında olduğunu gösterdiğini ifade etti. Diş ipi ve arayüz fırçası kullanımının oldukça sınırlı olduğunu, diş hekimine başvuruların ise çoğunlukla ağrı sonrası gerçekleştiğini söyledi. Bu durumun hastalıkların erken teşhisini zorlaştırdığını ve tedavi ihtiyacını daha ileri aşamalara taşıdığını belirtti.</span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; font-size: 16px; font-family: Cambria, serif; text-align: justify; border: none;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;"> </span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; font-size: 16px; font-family: Cambria, serif; text-align: justify;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;">Batı ve Kuzey Avrupa ülkelerinde koruyucu diş hekimliği alışkanlıklarının daha yerleşik olduğunu belirten Akalın, örneğin Hollanda’da yetişkinlerin yaklaşık yüzde 70–75’inden fazlasının günde en az iki kez diş fırçaladığını aktardı. Almanya ve İskandinav ülkelerinde de düzenli kontrol kültürünün yaygın olduğunu ifade etti. Yüksek gelirli ülkelerde koruyucu yaklaşımın daha sistematik biçimde benimsendiğini söyleyen Akalın, Türkiye’de de bireysel farkındalığın artırılması gerektiğini vurguladı.</span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; font-size: 16px; font-family: Cambria, serif; text-align: justify; border: none;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;"> </span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; font-size: 16px; font-family: Cambria, serif; text-align: justify; border: none;"><span style="font-weight: 700;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;">“Ağız sağlığı, koruyucu sağlığın temel parçasıdır”</span></span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; font-size: 16px; font-family: Cambria, serif; text-align: justify; border: none;"><span style="font-weight: 700;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;"> </span></span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm; font-size: 16px; font-family: Cambria, serif; text-align: justify; border: none;"><span style="font-size: 15px; font-family: Arial, sans-serif;">Ağız içindeki kronik enfeksiyon ve doku yıkımının yalnızca lokal bir problem olmadığını ifade eden Prof. Dr. Tuğba Toz Akalın, ağız sağlığının korunmasının genel sağlığın sürdürülebilirliği açısından da kritik bir koruyucu sağlık bileşeni olduğunu vurguladı. Koruyucu yaklaşımın güçlendirilmesi ve düzenli kontrollerin alışkanlık haline getirilmesiyle hem daha ileri tedavi gereksinimlerinin hem de sistemik sağlık risklerinin azaltılabileceğine dikkat çekti.</span></p>
]]></description>
<link>https://adanahaberpostasi.com.tr/kotu-bir-agiz-ve-dis-sagligi-kalp-damar-hastaliklarindan-diyabete-kadar-cesitli-hastaliklara-neden-olabiliyor/922/</link>
<pubDate>Mon, 23 Feb 2026 14:36:36 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Oruç tutmak kalbi ve tansiyonu rahatlatıyor ama…</title>
<description><![CDATA[<img src="https://adanahaberpostasi.com.tr/images/haberler/oruc-tutmak-kalbi-ve-tansiyonu-rahatlatiyor-ama.jpg" width="250"><br><p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 17.25px; font-size: 15px; font-family: Calibri, sans-serif;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Ramazan’ın gelmesiyle birlikte oruç tutmak isteyen pek çok kalp hastası sağlık durumlarının oruç tutmaya elverişli olup olmadığını araştırıyor. Kimileri de “Yaz aylarında bile tuttum, olumsuz bir şey olmadı, kışın daha rahat” diyerek, doktoruna danışmaya gerek görmüyor. Ancak dikkat! <span style="font-weight: 700;">Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut</span> “Kardiyovasküler açıdan riskli olan bir hastanın doktoruna danışmadan oruç tutması ciddi sorunlara neden olabilir. Bu nedenle mutlaka hekimleri ile görüşüp karar vermelidirler. Özellikle diyabet (şeker), tansiyon ve kolesterol ilacı kullanan kişiler ilaçlara Ramazan’da da devam etmelidir. Kontrolsüz şeker, tansiyon ve kolesterol kalp krizini tetikleyen temel hastalıklardır” diyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut, orucun hangi kalp hastalıklarında tutulabileceğini, kimler için riskli olabileceğini anlattı, oruç tutmak isteyen kalp hastalarına önemli öneriler ve uyarılarda bulundu. </span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 17.25px; font-size: 15px; font-family: Calibri, sans-serif;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;"> </span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 17.25px; font-size: 15px; font-family: Calibri, sans-serif;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Kış aylarında oruç tutmak yaz mevsimine göre daha rahat olsa da, kalp ve damar hastalığı olan kişilerin oruç tutmadan önce mutlaka hekim tarafından değerlendirilmesi ve birlikte karar verilmesi gerekiyor. Oruç tutmanın hem beden hem de ruh sağlığımızı olumlu yönde etkilediğini, vücudu tetikte tutan uyarıcı etkiye sahip sempatik sinir sisteminin baskılanması sonucu kalp hızında ve özellikle büyük tansiyonda azalma gözlemlendiğini belirten <span style="font-weight: 700;">Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut</span>, “Kalp hastalıklarında sıklıkla gelişen psikolojik bozukluk ve depresyon durumu da oruçla birlikte düzelir. Hasta ‘kalp hastası oldum, yarım adam oldum’ psikolojisinden çıkar. Kalp hızındaki azalma ve tansiyonda oluşacak düşme ile hastalarda göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi şikayetler azalacaktır. Diyabet (şeker) ve kolesterol kontrolü kolaylaşacak ve damar sağlığında iyileşme olacaktır” diyor. Ancak hemen ardından uyarıyor!</span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 17.25px; font-size: 15px; font-family: Calibri, sans-serif;"><span style="font-weight: 700;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Hangi kalp hastaları oruç tutmamalı?</span></span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 17.25px; font-size: 15px; font-family: Calibri, sans-serif;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Kardiyovasküler açıdan riskli olan bir hastanın doktoruna danışmadan oruç tutmasının ciddi sorunlara yol açabileceğini belirten Prof. Dr. Karabulut “Oruç sadece sağlıklı kişilere farz kılınmıştır. Bu nedenle kronik hastalığı olanların mutlaka hekimlerinden onay almaları gerekir.  Özellikle diyabet, tansiyon ve kolesterol ilacı kullananlar ilaçlara Ramazan’da da devam etmelidir. Kontrolsüz diyabet (şeker), tansiyon ve kolesterol kalp krizini tetikleyen temel hastalıklardır” derken, sözlerine şöyle devam ediyor: “Ciddi kalp yetersizliği, tedavi edilmemiş damar darlığı, ilerlemiş kapak hastalığı, yüksek tansiyonu olanlara, ilaç kullanması şart olup buna karşın ilaç saatleri iftar ve sahura göre ayarlanamayan hastalara, kalp ameliyatı ya da balon stent işleminin üzerinden 3 ay geçmemiş kişilere oruç tutmaları önerilmez.” </span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 17.25px; font-size: 15px; font-family: Calibri, sans-serif;"><span style="font-weight: 700;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Bu hastalar oruç tutabilir ama önce… </span></span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 17.25px; font-size: 15px; font-family: Calibri, sans-serif;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Oruç tutabilecek durumda olan kalp hastalarının da bazı noktalara dikkat etmeleri gerektiğini belirten Prof. Dr. Karabulut bu kişileri şöyle açıklıyor: “Tansiyonu kontrol altına alınmış olanlar, damar sertliği olsa da herhangi bir şikayete yol açmayanlar, hafif düzeydeki kalp kapak hastalıkları, iyi huylu ritim bozukluğu, hafif düzeyde kalp yetersizliği, ılımlı seyreden diyabeti olanların, doktor kontrolünde de bir risk görülmediyse oruç tutmasında sakınca yoktur. Ancak özellikle iftar sofrasında bazı kurallara mutlaka dikkat etmeleri gerekir.”</span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 17.25px; font-size: 15px; font-family: Calibri, sans-serif;"><span style="font-weight: 700;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Oruç tutacak kalp hastaları bu 10 öneriye dikkat!</span></span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 17.25px; font-size: 15px; font-family: Calibri, sans-serif;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut, ağır iftar sofralarında aşırı tüketimin kalp krizi riskini artırdığını belirtirken, 10 önemli öneride bulunuyor; </span></p>

<ul style="color: rgb(28, 43, 40); font-family: Helvetica, Arial, sans-serif; font-size: 14px; background-color: rgb(255, 255, 255);">
	<li style="margin-left: 15px;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Özellikle iftarda mideye bir anda yüklenilmesi; tansiyonu yükseltir, çarpıntıya yol açar, kalp krizi riskini artırır! Yemeği yavaş yiyin ve midenizi zorlamayın.</span></li>
	<li style="margin-left: 15px;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">İlaç kullanımı sıklıkla aksatılıyor. Doktorunuzla birlikte ilaçlarınızın saatlerini belirleyip mutlaka düzenli kullanın. Kontrolsüz şeker, tansiyon ve kolesterol kalp krizini tetikleyen temel hastalıklar olduğundan, özellikle bu ilaçlarınızı kesinlikle aksatmayın. </span></li>
	<li style="margin-left: 15px;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">İftarı sigara ile açmak gibi bir hataya düşmeyin. İftarı suyla açın, bu ayı sigarayı bırakmak için fırsat olarak değerlendirin.</span></li>
	<li style="margin-left: 15px;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Sık yapılan hatalardan biri de; pideyi abartmak. Beyaz un kalbin en büyük düşmanlarından biridir. Bu nedenle Ramazan pidesini küçük bir dilimle sınırlayın, tam tahıllı ekmek tercih edin.  </span></li>
	<li style="margin-left: 15px;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Kızartma ve yağlı yiyeceklerden uzak durun, iftariyelik yerine salata ve ana yemek tüketin. Şerbetli tatlıdan uzak durun, sütlü tatlı tercih edin ama aşırıya kaçmayın. </span></li>
	<li style="margin-left: 15px;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Ramazan’da tuz tüketimi artıyor ancak unutmayın ki; aşırı tuz tansiyon ve kalp krizi riskini artırıyor! Bu nedenle sofraya tuz koymayın. </span></li>
	<li style="margin-left: 15px;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Ramazan’da şerbetli içeceklerin tüketimi artıyor, azalan su tüketimi damarlarda pıhtıya yol açabiliyor. Şerbet ve gazlı içecek yerine su için. İftar ile sahur arası mutlaka 1,5 litre su tüketin.</span></li>
	<li style="margin-left: 15px;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Sahura ya bilinçli kalkılmıyor ya da kaçırılabiliyor. Ancak sahur yemeğini atlamak tansiyon ataklarına yol açarken, kalp krizi riskini artırabiliyor. Bu nedenle mutlaka sahura kalkın. Sahurda bir çay tabağı ceviz/badem veya fındık tüketmek damar sağlığını korur. Çay ve kahve yerine mutlaka su için. Sahura kalkamayan kalp hastaları oruç tutmada ısrarcı olmamalıdır. </span></li>
	<li style="margin-left: 15px;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">Uykusuzluk kalp sağlığını olumsuz etkiler. Sahur ile bölünecek uyku, akşam yatağa daha erken gidilerek telafi edilebilir. Gündüz saatlerinde uyumak isterseniz bir saati aşmayın çünkü daha fazla uyku, gece uykusunu bozar ve kalbi olumsuz etkileyebilir. </span></li>
	<li style="margin-left: 15px;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;">İftar sonrası hemen uzanmak kalbi de olumsuz etkileyebileceğinden dolayı mutlaka kısa süreli de olsa yürüyüş yapın. </span></li>
</ul>
]]></description>
<link>https://adanahaberpostasi.com.tr/oruc-tutmak-kalbi-ve-tansiyonu-rahatlatiyor-ama/920/</link>
<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 13:17:15 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Diş Hekimliği Fakültesi Sayısına Düzenleme Getirilmeli</title>
<description><![CDATA[<img src="https://adanahaberpostasi.com.tr/images/haberler/dis-hekimligi-fakultesi-sayisina-duzenleme-getirilmeli.jpg" width="250"><br><p style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; background-color: rgb(255, 255, 255); margin-bottom: 0cm; line-height: 2px;"> </p>

<p style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; background-color: rgb(255, 255, 255); margin-bottom: 0cm; line-height: 2px;"> </p>

<p style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; background-color: rgb(255, 255, 255); margin-bottom: 0cm; line-height: 2px;"> </p>

<p style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; background-color: rgb(255, 255, 255); margin-bottom: 0cm;">İzmir Diş Hekimleri Odası (İZDO) Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Atinel, sektörde yaşanan haksız rekabetin önüne geçilmesi için diş hekimliği fakültesi sayısına düzenleme getirilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; background-color: rgb(255, 255, 255); margin-bottom: 0cm;">Türkiye'de hizmet veren diş hekimliği fakültesi sayısının 106'ya yükseldiğini belirten Atinel, buradan mezun olan hekimlerin işsizlikle karşı karşıya olduğunu söyledi.</p>

<p style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; background-color: rgb(255, 255, 255); margin-bottom: 0cm;">Türkiye genelinde birbiri ardına açılan diş hekimliği fakültelerinin mesleğe faydadan çok zarar verdiğini vurgulayan Başkan Ersin Atinel, “Akademisyen kadrosunun yeterli olmadığı bazı fakültelerde, araştırma görevlileri ve doktora öğrencilerinin yetiştirdiği öğrenciler mezun ediliyor. Ülkemizde akademik kadro, tıbbi ekipmanlar ve uygulama ünitelerinin yeterli olmadığı bazı fakülteler var. Ülkemizde geçen yıl 45 bin diş hekimi vardı; şu anki mezuniyet rakamlarına göre bu sayı 5 yıl sonra 90 bine çıkacak. Bu kadar çok mezun istihdam edilemez, sektörde haksız rekabete neden olur ve kalite de düşer. Diş hekimliğinde doktora programı da kaldırıldı. Diş hekimliği kontenjanları da geçtiğimiz yıl sınırlandırıldı. Fakat fakülte sayısının da düzenlenmesi lazım. Bu konuda hükümet nezdinde gerekli adımların atılmasını bekliyoruz” diye konuştu.</p>

<p style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; background-color: rgb(255, 255, 255); margin-bottom: 0cm;"><b>YENİ MEZUNLAR İŞSİZ KALIYOR</b></p>

<p style="font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; background-color: rgb(255, 255, 255); margin-bottom: 0cm;">Ersin Atinel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir yıl önce getirilen düzenlemeyle, bir diş hekimi yanında sertifikalı başka bir diş hekimini çalıştırmaya hak kazandı. Muayenehane sahibi hekimler doğal olarak yanında çalıştıracağı kişinin kalifiye olmasını istiyor. Fakat artan işletme maliyetlerinin yanı sıra; diş hekimliği mezunu olan bazı hekimlerinin akademik anlamda yeterli beceri, deneyim ve donanıma sahip olmaması nedeniyle de bu düzenleme çok ilgi görmedi. Pandemi süreci de uzaktan eğitim nedeniyle sektör adına bir takım olumsuzluklar yaşanmasına neden oldu. Öğrencinin fakülte bünyesinde edinebileceği hastaya yaklaşım, el becerisi ve pratik gibi konularda aksamalar yaşandı. Bu öğrenciler yeterli bilgi ve deneyime sahip olmadığı için mezun olduktan sonra işsizlikle karşı karşıya kalıyor. En büyük arzumuz toplumun ihtiyaçlarıyla örtüşecek sayıda, donanımlı hekimlerin sektöre kazandırılmasıdır”</p>
]]></description>
<link>https://adanahaberpostasi.com.tr/dis-hekimligi-fakultesi-sayisina-duzenleme-getirilmeli/914/</link>
<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 12:40:39 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>PROF. DR. AHMET KARACALAR AÇIKLADI: "TEK BİR HAPLA MUCİZE YOK"  Sayın </title>
<description><![CDATA[<img src="https://adanahaberpostasi.com.tr/images/haberler/prof-dr-ahmet-karacalar-acikladi-tek-bir-hapla-mucize-yok-sayin.jpg" width="250"><br><p style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255);">Kadınların korkulu rüyası olan ve halk arasında "ağrılı yağlanma sendromu" olarak bilinen <a data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://ahmetkaracalar.com/lipodem/&amp;source=gmail&amp;ust=1771660037990000&amp;usg=AOvVaw1ZPBxc4c6RFfSGUkUIaem7" href="http://ahmetkaracalar.com/lipodem/" style="color: rgb(17, 85, 204);" target="_blank">Lipödem</a> hakkında en çok merak edilen konulardan biri ilaçla tedavi seçeneğidir. Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, lipödemde ilaç kullanımının sınırlarını, takviyelerin etkisini ve kesin çözüm yolunu anlattı.</p>

<p style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255);">Lipödem hastalarının sıklıkla başvurduğu ilaç ve takviye yöntemleri hakkında bilgi veren Prof. Dr. Ahmet Karacalar, mevcut durumu şu sözlerle özetledi:</p>

<p style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255);"><i><b>ylı Bir İlaç Yoktur"</b></i></p>

<p style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255);">"Bugün için lipödemi doğrudan ortadan kaldıran veya tedavi eden onaylı bir ilaç yoktur. Bu nedenle ilaç tedavisi destekleyici ve semptomları hafifletici amaçlarla kullanılabilir."</p>

<p style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255);">Metformin ve Metabolik Durum</p>

<p style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255);">İnsülin direnci ilaçlarının kullanımı hakkında da konuşan Karacalar; "Metformin, lipödemin kendisini tedavi eden bir ilaç değildir. Ancak insülin direnci, PCOS veya metabolik sendrom eşlik ediyorsa tedavi planının bir parçası olabilir. Karar kişiye özel ve uzman hekim değerlendirmesi ile verilmelidir" dedi.</p>

<p style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255);"><b>Bromelain ve Beslenme Etkisi</b></p>

<p style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255);">Ödem ve yangı (enflamasyon) için sıkça kullanılan takviyelere değinen Prof. Dr. Karacalar şunları kaydetti:</p>

<p style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255);">"Bromelain yangı azaltıcı etkisi ile hassasiyette azalma sağlayabilir. Protein yıkıcı etkisi nedeniyle doku sertliğini azaltabileceği düşünülmektedir; ancak bu konuda güçlü klinik kanıt yoktur. Benzer bir şekilde ananas yedikten sonra bazı yemeklerin tadı geçici olarak farklı algılanabilir. Bu içindeki bromelainin proteinleri parçalaması nedeniyledir. Dil yüzeyindeki protein yapılarını parçalar ve tad değişir. Flavoidler, kurkumin ve selenyum da yangı azaltıcı etkisi nedeniyle kullanımı mümkündür."</p>

<p style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255);"><b>Hormon Tedavisi Çözüm mü?</b></p>

<p style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255);">Hormonal yaklaşımları da değerlendiren Karacalar; "Bioeşdeğer hormon replasmanı, <a data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://ahmetkaracalar.com/lipodem/&amp;source=gmail&amp;ust=1771660037990000&amp;usg=AOvVaw1ZPBxc4c6RFfSGUkUIaem7" href="http://ahmetkaracalar.com/lipodem/" style="color: rgb(17, 85, 204);" target="_blank">lipödemi</a> tedavi eden bir yöntem değildir. (Kaynak: <a data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://ahmetkaracalar.com/lipodem/&amp;source=gmail&amp;ust=1771660037990000&amp;usg=AOvVaw1q9QvDo3QC4NGGuEpIZwAQ" href="https://ahmetkaracalar.com/lipodem/" style="color: rgb(17, 85, 204);" target="_blank">https://ahmetkaracalar.com/<wbr />lipodem/</a>)<br />
Hormonal dengesizlik olan menopoz ve perimenopoz dönemindeki kadınlarda destekleyici rol oynayabilir" ifadelerini kullandı.</p>

<p style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255);"><i><b>Kesin Çözüm Cerrahi</b></i></p>

<p style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255);">Prof. Dr. Ahmet Karacalar, sözlerini tedavinin altın standardını hatırlatarak noktaladı:</p>

<p style="color: rgb(34, 34, 34); font-family: Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: small; background-color: rgb(255, 255, 255);">"Lipödemli yağın kalıcı olarak uzaklaştırılmasında en etkili yöntem hala liposuctiondır."</p>
]]></description>
<link>https://adanahaberpostasi.com.tr/prof-dr-ahmet-karacalar-acikladi-tek-bir-hapla-mucize-yok-sayin/905/</link>
<pubDate>Fri, 20 Feb 2026 11:23:53 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>BEYLİKDÜZÜ’NDE PAZAR ATIKLARI GERİ DÖNÜŞÜME KAZANDIRILIYOR</title>
<description><![CDATA[<img src="https://adanahaberpostasi.com.tr/images/haberler/beylikduzu-nde-pazar-atiklari-geri-donusume-kazandiriliyor.jpg" width="250"><br><p>Beylikdüzü Belediyesi, çevresel sürdürülebilirliği desteklemek ve pazar alanlarında oluşan çevre kirliliğinin önüne geçmek amacıyla yeni bir uygulama başlattı. Çalışma kapsamında belediye ekipleri pazar esnafına gerekli bilgilendirmeleri yaparak uygulamanın detaylarını paylaştı. Yeni uygulamayla birlikte pazar esnafına atıklarını bireysel olarak ayrıştırarak toplamaları gerektiği bilgisi verildi. Gün sonunda toplanan organik atıklar, kompost ve biyogaz üretiminde değerlendirilmek üzere İstanbul Büyükşehir Belediyesi Tesisleri’ne sevk edilecek. Belediye meclis kararı ile yürürlüğe giren “Çevre, Temizlik ve Görüntü Kirliliğine İlişkin Emir ve Yasaklar Yönetmeliği” hükümleri gereğince uygulamanın gerekliliklerini yerine getirmeyen esnaf hakkında ise cezai işlem uygulanacak. Hayata geçirilen uygulama hem çevre kirliliğinin azaltılmasına hem de atıkların ekonomiye yeniden kazandırılmasına katkı sunacak.  </p>

<p><strong>Yeni uygulama pazar esnafına detaylarıyla anlatıldı</strong></p>

<p>Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü’nde görev alan çevre mühendisi Canan Bozan, uygulamanın önemine dikkat çekerek, “Beylikdüzü Belediyesi olarak Resmi Gazete’de yayımlanan ‘Pazar Yerleri Hakkında Yönetmelik’ kapsamında pazar esnafına yönetmelikten bahsederek yazılı bir tebligat yaptık. Organik atıklarını tezgâh altında poşetleyerek ve ayrıştırarak toplamaları gerektiğini, atıkların İBB Tesisleri’ne sevk edilerek kompost ve biyogaz üretiminde kullanılacağını anlattık. Atıkların ayrıştırılarak toplanmasının, bertaraf maliyetiyle birlikte temizlik aşamasında çalışacak personel ihtiyacını da azaltacağını dile getirdik. Ayrıştırarak toplama işlemi hijyen açısından fayda sağlarken aynı zamanda hastalık riskini azaltmakta. Sonuç olarak atıkların ayrı toplanması sadece temizlik olarak değil, toplum ve ekonomik tasarruf açısından da önem arz ediyor” dedi.</p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://adanahaberpostasi.com.tr/beylikduzu-nde-pazar-atiklari-geri-donusume-kazandiriliyor/890/</link>
<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 22:19:38 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>“İftarda Ne Pişirsem?” Derdi Bitiyor!</title>
<description><![CDATA[<img src="https://adanahaberpostasi.com.tr/images/haberler/iftarda-ne-pisirsem-derdi-bitiyor.jpg" width="250"><br><p align="center"><strong>Versuni, mutfaklardaki deneyimi Philips HomeID uygulamasına eklediği yapay zekâ destekli “HomeID Chef” ile dönüştürüyor. Yemek planlamayı her gün için kolaylaştıran; evdeki malzemelere, kişisel damak tadına ve beslenme tercihlerine göre kişiselleştirilmiş tarifler öneren bu akıllı asistan ve uygulamada yer alan tarif kütüphanesi Ramazan ayı boyunca iftar ile sahur menülerinde hayatı kolaylaştıracak.</strong></p>

<p>Versuni, tüm Philips mutfak ürünleri ile uyumlu HomeID Chef teknolojisini mutfaklara taşıyarak hayatı kolaylaştırmaya devam ediyor. Philips markası, Ramazan ayının başlamasıyla birlikte artan “Bugün ne pişirsem?” telaşını, HomeID mobil uygulamasına entegre ettiği tarifler ve yapay zekâ ile keyifli bir deneyime dönüştürüyor.</p>

<p>HomeID Chef, kullanıcıların mutfaklarında bulunan malzemeleri, pişirme becerilerini ve yemek hazırlamak için ayırdıkları süreyi analiz ederek en uygun tarifleri saniyeler içinde sunuyor. Özellikle uzun süreli açlık sonrası sağlıklı, dengeli ve lezzetli iftar sofraları kurmak isteyen ancak yoğun tempo içinde karar vermekte zorlanan kullanıcılar için geliştirilen bu özellik, yemek planlamasını akıllı ve zahmetsiz hale getiriyor.</p>

<p><strong>Yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş mutfak deneyimi</strong></p>

<p>Philips HomeID Chef, sadece bir tarif kitabı değil, aynı zamanda kullanıcıyla etkileşime geçen bir mutfak asistanı olarak çalışıyor. Kullanıcıların diyet ihtiyaçlarını (glutensiz, az yağlı, protein ağırlıklı vb.) ve o anki ruh halini öğrenen yapay zekâ; sahur için tok tutan pratik seçeneklerden, kalabalık iftar davetleri için özel ana yemeklere kadar geniş bir tarif kütüphanesinden en uygun seçenekleri öneriyor.</p>

<p>Buna paralel olarak HomeID uygulaması, Ramazan ayına özel hazırlanan iftar ve sahur menüleriyle kullanıcılarına dönemsel içerik sunarken; HomeID Chef, yıl boyunca olduğu gibi Ramazan’da da akıllı tarif desteğiyle mutfaktaki karar sürecini kolaylaştırıyor. Uygulama, evdeki malzemelerin değerlendirilmesini sağlayarak gıda israfının önlenmesine katkıda bulunurken, kullanıcı alışkanlıklarını öğrenen yapısıyla her kullanımda daha isabetli öneriler sunuyor.</p>

<p><strong>“Karar verme yorgunluğuna son vermeyi hedefliyoruz”</strong></p>

<p>Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan <strong>Versuni Türkiye Genel Müdürü Esin Karadede</strong>, teknolojinin geleneksel sofraları zenginleştirmesi gerektiğine vurgu yaparak şunları söyledi:</p>
]]></description>
<link>https://adanahaberpostasi.com.tr/iftarda-ne-pisirsem-derdi-bitiyor/889/</link>
<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 22:16:47 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>RAMAZAN’DA SAĞLIKLI BESLENMENİN PÜF NOKTALARI</title>
<description><![CDATA[<img src="https://adanahaberpostasi.com.tr/images/haberler/ramazan-da-saglikli-beslenmenin-puf-noktalari.jpg" width="250"><br><p><strong>Beylikdüzü Belediyesi</strong><strong> diyetisyen hekimleri Ramazan ayında dengeli ve sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek sahurdan iftara uzanan süreçte uygulanabilecek önerileri paylaştı.</strong></p>

<p>Beylikdüzü Belediyesi diyetisyen hekimleri, Ramazan ayında dengeli ve sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çekerek sahurdan iftara uzanan süreçte uygulanabilecek önerileri vatandaşlarla paylaştı. Ramazan ayının başlamasıyla birlikte beslenme düzeninde yaşanan değişimlere dikkat çeken diyetisyen hekim Merve Akdeniz ve Betül Arda, uzun süreli açlık sonrası doğru yemek tercihleri konusunda önemli bilgilendirmelerde bulundu. Öte yandan diyetisyen hekimler, iftar sofrasında dengeli bir tabak oluşturulması gerektiği ve proteinin, sağlıklı yağların, lifli gıdaların ve kontrollü karbonhidratın bir arada bulunması gerektiğini belirtti. Diyetisyenler karbonhidrat ağırlıklı bir öğünün ani insülin iniş çıkışlarına yol açabileceği aktarırken amaçlarının bir anda doymak değil, tokluk süresini daha uzun ve dengeli şekilde sürdürmek olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>“En çok dikkat edilmesi gereken konu kesinlikle su tüketimi”</strong></p>

<p>Ramazan ayında su tüketimine dikkat çeken diyetisyen hekim Betül Arda “Ramazan boyunca en çok dikkat etmeleri gereken konu kesinlikle su tüketimi. Zaten gündelik iki, iki buçuk litre su tüketimine ihtiyacımız varken Ramazan ayında uzun süreli susuzluktan dolayı bunu biraz kaçırabiliyorlar. İftar ve sahur arasına yayarak bu iki litreyi tüketmelerinin öneminden özellikle bahsediyoruz. Bu noktada çay, kahve yerine sadece suyla sıvı desteğini almaları çok önemli. Aslında oruç vücudumuzda biriken toksinlerden kurtulmak için mükemmel bir destekleyici. Ama kronik rahatsızlığı olan yaşlı bireylerimizin bunu doktorlarının kontrolü altında yapmalarını öneriyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“Dengeli bir tabak oluşturulması gerekiyor”</strong></p>

<p>Diyetisyen Merve Akdeniz ise “Öncelikle uzun süre açlık sonrası orucumuzu hurmayla açabiliriz. Bunun dışında bir meyve önermiyoruz. Çünkü ani insülin, dalgalanmaları yaşamanızı istemeyiz. Sonrasında bir kâse çorbayla devam edebiliriz. Ardından dengeli bir tabak oluşturulması gerekiyor. Protein, karbonhidrat, sağlıklı yağ ve liften zengin sebzelerin bir arada yer aldığı; karbonhidrat ağırlıklı olmayan bir öğün tercih edilmeli. Aksi halde gün içerisinde tokluk süresi kısalabiliyor ve enerji dalgalanmaları yaşanabiliyor. Sahurda klasik bir kahvaltı düşünebiliriz. Ama kızartma, hamur işi gibi ya da geceden kalan yemekleri yememeliyiz ki gün içerisinde susama, halsizlik gibi durumlar yaşamayalım” şeklinde konuştu.</p>

<p> </p>

<p> </p>

<p> </p>
]]></description>
<link>https://adanahaberpostasi.com.tr/ramazan-da-saglikli-beslenmenin-puf-noktalari/888/</link>
<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 22:14:32 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>KIŞIN BÖBREK TAŞINA YOL AÇABİLEN 3 KRİTİK HATA!</title>
<description><![CDATA[<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 7pt; line-height: 18.4px; font-size: 16px; font-family: &quot;Liberation Serif&quot;, serif; text-align: justify;"><span style="font-size: 15px; line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif;">Ülkemizde son yıllarda giderek yaygınlaşan böbrek taşı, ani başlayan ve şiddetli sancılarla yaşamı kabusa çevirebilen ağrılara yol açabiliyor. Böbrek taşı hastalığının artık genç erişkinlerde hatta 20’li yaş grubunda da sık görüldüğünü belirten <span style="font-weight: 700;">Acıbadem Kartal Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Tokuç</span> “Hastaların sıklıkla ‘hayatımda yaşadığım en şiddetli ağrı’ diye tanımladığı böbrek taşını, özellikle kış aylarında sık yapılan bazı hatalar ciddi şekilde artırabiliyor” diyor. Buna karşın alınacak basit ama etkili önlemlerle böbrek taşı riskini azaltmanın mümkün olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Tokuç “Böbrek taşı hastalığı, doğru yaşam tarzı değişiklikleri ve bilinçli yaklaşımlarla büyük ölçüde önlenebilir. Özellikle vitamin, mineral ve besin takviyeleri konusunda “ne kadar çok, o kadar iyi” anlayışı yerine, kişiye özel ve hekim kontrolünde kullanım esas alınmalıdır. Böbrek sağlığını korumanın yolu, doğru bilgiye dayanarak atılan küçük ama etkili adımlardan geçer” diyor. Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Tokuç kışın böbrek taşına yol açabilen 3 kritik hatayı ve böbrek taşına karşı basit ama etkili önlemleri anlattı,  önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</span></p>

<div style="color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 16.05px; font-size: 15px; font-family: Calibri, sans-serif;">
<ul style="margin-bottom: 0cm; margin-left: 26px;">
	<li style="margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 16.05px;"><span style="font-weight: 700;"><span style="line-height: 16.8667px; font-family: Tahoma, sans-serif; font-size: 11pt;">Kışın yeterli su içilmemesi: YANLIŞ!</span></span></li>
</ul>
</div>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 7pt; line-height: 18.4px; font-size: 16px; font-family: &quot;Liberation Serif&quot;, serif; text-align: justify;"><span style="font-size: 15px; line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif;">Soğuk havada susama hissi azalır. Ancak az su içmek idrarın yoğunlaşmasına neden olur. Yoğunlaşan idrarda kalsiyum, oksalat ve ürik asit gibi taş oluşturan maddeler daha kolay kristalleşir. Yapılan bilimsel çalışmalar; günlük idrar hacmi azaldıkça taş riskinin belirgin şekilde arttığını göstermektedir. </span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 7pt; line-height: 18.4px; font-size: 16px; font-family: &quot;Liberation Serif&quot;, serif; text-align: justify;"><span style="font-weight: 700;"><span style="font-size: 15px; line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif;">DOĞRUSU: Günde en az<span style="color: rgb(201, 33, 30);"> </span>2 litre su için</span></span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 7pt; line-height: 18.4px; font-size: 16px; font-family: &quot;Liberation Serif&quot;, serif; text-align: justify;"><span style="font-size: 15px; line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif;">Böbrek taşı oluşumunu önlemenin en temel yolu yeterli sıvı alımıdır. Bu nedenle özellikle kış mevsiminde gün içinde susamayı beklemeden ortalama<span style="color: rgb(201, 33, 30);"> </span>en az<span style="color: rgb(201, 33, 30);"> </span>2 litre su tüketmek kritik önem taşımaktadır.  </span></p>

<div style="color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 16.05px; font-size: 15px; font-family: Calibri, sans-serif;">
<ul style="margin-bottom: 0cm; margin-left: 26px;">
	<li style="margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 16.05px;"><span style="font-weight: 700;"><span style="line-height: 16.8667px; font-family: Tahoma, sans-serif; font-size: 11pt;">Bilinçsiz vitamin ve mineral takviyesi kullanımı: YANLIŞ!</span></span></li>
</ul>
</div>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 7pt; line-height: 18.4px; font-size: 16px; font-family: &quot;Liberation Serif&quot;, serif; text-align: justify;"><span style="font-size: 15px; line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif;">Son yıllarda bağışıklık sistemini güçlendirmek, yorgunluğu azaltmak ya da “daha sağlıklı olmak” amacıyla vitamin ve mineral takviyelerinin kullanımı belirgin şekilde artmıştır. Ancak bu ürünler tamamen masum değildir. Özellikle kontrolsüz, yüksek dozda ve uzun süreli kullanım böbrek taşı oluşum riskini artırabilir. Ayrıca ‘bitkisel’ olması böbreklere zarar vermeyeceği anlamına gelmez, aksine yüksek yük oluşturabilir. </span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 7pt; line-height: 18.4px; font-size: 16px; font-family: &quot;Liberation Serif&quot;, serif; text-align: justify;"><span style="font-weight: 700;"><span style="font-size: 15px; line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif;">DOĞRUSU: Önce vitamin ve mineral değerlerinizi ölçtürün</span></span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 7pt; line-height: 18.4px; font-size: 16px; font-family: &quot;Liberation Serif&quot;, serif; text-align: justify;"><span style="font-size: 15px; line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif;">Vitamin ve mineral takviyeleri, mutlaka <span style="font-weight: 700;">kişinin yaşına, eşlik eden hastalıklarına, kullandığı ilaçlara ve böbrek taşı öyküsüne göre</span> planlanmalıdır. Takviye kullanımı öncesinde hekim görüşü almak, gerekiyorsa kan ve idrar tetkikleriyle ihtiyaç ve dozun belirlenmesi, böbrek taşı riskini azaltmak açısından son derece önemlidir.</span></p>

<div style="color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 16.05px; font-size: 15px; font-family: Calibri, sans-serif;">
<ul style="margin-bottom: 0cm; margin-left: 26px;">
	<li style="margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 16.05px;"><span style="font-weight: 700;"><span style="line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif;">Aşırı tuz ve hayvansal protein tüketimi: YANLIŞ!</span></span></li>
</ul>
</div>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 7pt; line-height: 18.4px; font-size: 16px; font-family: &quot;Liberation Serif&quot;, serif; text-align: justify;"><span style="font-size: 15px; line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif;">Aşırı tuz tüketimi, idrarla kalsiyum atılımını artırarak taş oluşumunu kolaylaştırır. Kırmızı et ağırlıklı beslenme de, idrarda taş yapıcı maddelerin artmasına yol açabilir. Bunların yanında, son dönemde spor yapan bireylerin kas gelişimini hızlandırmak açısından kullandıkları protein tozlarının uzun dönem, yanlış ve bilinçsiz kullanımı da böbrek taşlarının gelişiminde rol oynayabilmektedir. </span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 7pt; line-height: 18.4px; font-size: 16px; font-family: &quot;Liberation Serif&quot;, serif; text-align: justify;"><span style="font-weight: 700;"><span style="font-size: 15px; line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif;">DOĞRUSU:</span></span><span style="font-size: 15px; line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif;"> <span style="font-weight: 700;">Aşırı tuz ve protein tüketiminden kaçının</span></span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 7pt; line-height: 18.4px; font-size: 16px; font-family: &quot;Liberation Serif&quot;, serif; text-align: justify;"><span style="font-size: 15px; line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif;">Dengeli, tuzdan fakir ve sebze-meyve ağırlıklı bir beslenme düzeni böbrek taşı riskini azaltmada önemli rol oynar. Günlük tuz tüketiminin 5 gramı geçmemesi, hayvansal proteini abartmadan tüketmek, bitkisel protein kaynaklarına (baklagiller vb) yer vermek ve protein takviyelerini mutlaka bireysel ihtiyaçlar doğrultusunda uzman önerisiyle kullanmak gerekir. </span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 7pt; line-height: 18.4px; font-size: 16px; font-family: &quot;Liberation Serif&quot;, serif; text-align: justify;"><span style="font-weight: 700;"><span style="font-size: 15px; line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif;">xxxxx Kutu Bilgisi xxxxxx</span></span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 7pt; line-height: 18.4px; font-size: 16px; font-family: &quot;Liberation Serif&quot;, serif; text-align: justify;"><span style="font-weight: 700;"><span style="font-size: 15px; line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif;">Tedavide kişiye özel yaklaşım çok önemli!</span></span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 7pt; line-height: 18.4px; font-size: 16px; font-family: &quot;Liberation Serif&quot;, serif; text-align: justify;"><span style="font-size: 15px; line-height: 17.25px; font-family: Tahoma, sans-serif;">Böbrek taşlarının içeriklerine göre farklılık gösterdiğini ve her taş tipi için önerilerin aynı olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Emre Tokuç şöyle konuşuyor: “Bu nedenle “herkese uyan tek bir diyet” yaklaşımı doğru değildir. Taş analizi yapılan hastalarda, taşın tipine göre kişiye özel beslenme ve korunma önerileri planlanmalıdır. Kulaktan dolma bilgiler yerine bireysel risk faktörlerine göre hareket edilmelidir. Daha önce böbrek taşı düşürmüş veya taş tedavisi görmüş kişilerde tekrar taş oluşma riski yüksektir. Bu hastaların düzenli aralıklarla üroloji kontrolüne gitmesi, gerekli tetkiklerin yapılması ve koruyucu önlemlerin gözden geçirilmesi önemlidir. Erken dönemde fark edilen taşlar, çoğu zaman daha basit yöntemlerle tedavi edilebilir.”</span></p>

<p style="padding: 0px; color: rgb(28, 43, 40); background-color: rgb(255, 255, 255); margin: 0cm 0cm 8pt; line-height: 16.05px; font-size: 15px; font-family: Calibri, sans-serif;"><span style="font-family: Tahoma, sans-serif;"> </span></p>
]]></description>
<link>https://adanahaberpostasi.com.tr/kisin-bobrek-tasina-yol-acabilen-3-kritik-hata/887/</link>
<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 22:12:23 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ÇUKUROVA BELEDİYESİ “ALZHEİMER” KONUSUNDA FARKINDALIK YARATIYOR</title>
<description><![CDATA[<img src="https://adanahaberpostasi.com.tr/images/haberler/cukurova-belediyesi-alzheimer-konusunda-farkindalik-yaratiyor.jpeg" width="250"><br><p>Çukurova Belediyesi, Alzheimer hastaları ve hasta yakınlarına yönelik destek çalışmalarını düzenli olarak sürdürmeye devam ediyor.</p>

<p>Türkiye Alzheimer Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen atölye çalışmaları kapsamında, hem hastaların hem de hasta yakınlarının yaşam kalitesini artırmaya yönelik programlar düzenleniyor.</p>

<p><strong>ALZHEİMER HASTALARI VE AİLELERİNE DESTEK ÇALIŞMALARI</strong></p>

<p>Bu kapsamda Çukurova Belediyesi Mola Evi’nde gerçekleştirilen çalışmalarda, Psikolog Serra Büyükburç tarafından hasta yakınlarına psikolojik destek sağlanırken, Fizyoterapist Müge Köstem tarafından Alzheimer hastalarına yönelik zihinsel destek uygulamaları gerçekleştiriliyor.</p>

<p><strong>SOSYAL VE ZİHİNSEL AÇIDAN AKTİF OLMA METODLARI</strong></p>

<p>Öte yandan Çukurova Belediyesi Çok Amaçlı Salon’da düzenlenen Aktif Yaş Alma Atölyesi ile ileri yaştaki vatandaşların sosyal ve zihinsel açıdan aktif kalmaları destekleniyor. Düzenli olarak gerçekleştirilen atölye çalışmaları sayesinde katılımcıların hem sosyal yaşama katılımlarının artırılması hem de zihinsel becerilerinin güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>HASTA YAKINLARINI DA ETKİLEYEN ZORLU BİR SÜREÇ</strong></p>

<p>Çukurova Belediye Başkanı Emrah Kozay, Alzheimer hastalığının yalnızca hastaları değil, hasta yakınlarını da etkileyen zorlu bir süreç olduğunu belirterek, belediye olarak bu alandaki destek çalışmalarını aralıksız sürdürdüklerini ifade etti. Kozay, toplumda farkındalık oluşturmak ve ihtiyaç duyan vatandaşların yanında olmak için sosyal projelere devam edeceklerini vurguladı.</p>

<p>Çukurova Belediyesi, Alzheimer hastalarına ve yakınlarına yönelik destek çalışmalarını belirli aralıklarla sürdürmeye devam edecek.</p>
]]></description>
<link>https://adanahaberpostasi.com.tr/cukurova-belediyesi-alzheimer-konusunda-farkindalik-yaratiyor/867/</link>
<pubDate>Tue, 17 Feb 2026 23:51:07 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Presbiyopi ve astigmatizma</title>
<description><![CDATA[<img src="https://adanahaberpostasi.com.tr/images/haberler/presbiyopi-ve-astigmatizma.jpeg" width="250"><br><p>Göz sağlığı alanında dünya lideri ve Novartis’in bir grup şirketi olan Alcon’un Dünya Görme Günü’ne özel bu yıl üçüncüsünü düzenlediği “Sizin Gözünüzden: Presbiyopi ve Astigmatizmada En Güncel Cerrahi Tedavi Yaklaşımı” başlıklı bilgilendirme toplantısı 11 Ekim Çarşamba günü, Ankara’da gerçekleştirildi. Toplantıda katılımcılarla bu hastalıkların belirtileri, dünyada ve Türkiye’deki durumları ile ameliyat ve neler yapılması gerektiği hakkında bilgi paylaşıldı.</p>

<p>55 yaş üzeri herkesin karşılaşabileceği, yaşa bağlı yakını görememe sorunu olarak adlandırılan presbiyopi ve tedavi seçenekleri hakkındaki sunumuyla Dr. Yonca Akova; katılımcıları Presbiyopi’yle ilgili bilgilendirdi. Presbiyopi’nin ne olduğu, kimlerde görüldüğü ve tedavi imkanlarıyla ilgili konulara değinen Dr. Yonca Akova konuyla ilgili “Günümüzde presbiyopi için ile teknoloji tedavi seçenekleri ile kişiye özel tedaviler planlayabiliyoruz” dedi.</p>

<p><strong>Presbiyopi kimlerde görülür?</strong></p>

<p>Yaşla birlikte göz içerisindeki doğal lensin farklı mesafelere odaklanabilme yeteneğini kaybetmesiyle gerçekleşen Presbiyopi, 40 yaş civarında yavaş yavaş başlar ve 45-50 yaşlarda kişinin görmesini belirgin derecede etkiler. Bu yaş grubundan başlayarak daha ileri yaşlardaki herkesi etkileyebilir.</p>

<p><strong>Presbiyopi için tek çözüm ameliyat mı?</strong></p>

<p>Kontakt lens ve gözlük ile de kişinin farklı mesafeleri görmesi sağlanabilir fakat kalıcı çözüm olarak cerrahi ile farklı mesafelerin görülmesi sağlanan trifokal göz içi lensler ile düzeltilebilmektedir.</p>

<p><strong>Presbiyopi cerrahisi sonrasında dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?</strong></p>

<p>Presbiyopi cerrahisi sonrasında iyileşme süreci kısa olmakla birlikte yapılan cerrahinin başarılı olması için göz hekiminin reçete ettiği damlaları düzenli ve belirtilen süre boyunca kullanmak dışında özel bir şey yapılmasına gerek yoktur.</p>

<p>Göz bebeğinin arkasında bulunan ve görmeyi sağlayan doğal göz merceğinden kaynaklı hastalıkların en çok görülenleri olan katarakt ve astigmatizma hakkında bilgi veren Dr. Bekir Sıtkı Aslan; kataraktın dünyada körlük nedenleri arasında birinci sırada olduğunu ve astigmatizmanın da göz yüzeyinin düzensizleşmesine bağlı olarak geliştiğini belirtti. Dr. Bekir Sıtkı Aslan ayrıca “Astigmatizma ve Katarakt Cerrahisi” konulu sunumunda bu hastalıkların kimlerde görülebildiğinden, hastalıkların cerrahi imkanlarından ve sonraki süreçlerde hastaların dikkat etmeleri gereken hususlardan bahsetti.<br />
Halk arasında ‘göze perde inmesi’ olarak tanımlanan katarakt, dünyada körlük nedenleri arasında birinci sırada yer alıyor. Her yıl 25 milyon kişide oluşan katarakt, dünyadaki körlüklerin yaklaşık yüzde 50’sinin nedeni olarak kabul ediliyor. Katarakt teşhisi konulan hastaların yüzde 40’ında astigmatik kırma kusuruna rastlanıyor. Dr. Bekir Sıtkı Aslan konuyla ilgili “Kataraktın tedavisini yaparken diğer görme kusurlarını da tedavi edebiliyoruz. Özellikle astigmatı da tedavi etme imkanına sahip olmamız hastalarımıza daha iyi bir görüş kalitesi sunmamızı sağlıyor” diye konuştu.</p>

<p><strong>Astigmatizma ve Katarakt kimlerde görülür?</strong></p>

<p>Astigmatizma toplumda her yaşta bireyde görülebilmektedir. Katarakt ise ileri yaş, diyabet, sigara kullanımı, göz travması ve ultraviyole ışığa uzun süreli maruz kalmak gibi risk faktörleriyle gelişebilen bir hastalıktır.</p>

<p><strong>Kataraktta tek çözüm ameliyat mı?</strong></p>

<p>Kataraktın tek tedavisi; fonksiyonunu ve şeffaflığını yitirmiş doğal lensin cerrahi olarak temizlenmesi ve yerine yapay bir göz içi lens yerleştirilmesidir.</p>

<p><strong>Katarakt cerrahisi sonrasında dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?</strong></p>

<p>Katarakt cerrahisi sonrasında iyileşme süreci kısadır. Katarakt için yapılan cerrahinin başarılı olabilmesi için doktorun reçete ettiği damlaları düzenli ve belirtilen süre boyunca kullanmak dışında yapılması gereken özel bir şey yoktur.</p>

<p><strong>Astigmatizmada cerrahi uygulamaları yapılıyor mu?</strong></p>

<p>Katarakt ve presbiyopi ameliyatı ile birlikte göze astigmatı düzelten göz içi lens yerleştirilerek tek seferde astigmatın da düzeltilmesi sağlanabilmektedir.</p>]]></description>
<link>https://adanahaberpostasi.com.tr/presbiyopi-ve-astigmatizma/702/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:29:26 +0300</pubDate>
</item></channel>
</rss>