Bugun...


Halise TEKBAŞ

facebook-paylas
Abidin Güneyli’yi tanıdığım için kendimi çok şanslı hissediyorum.
Tarih: 16-07-2026 16:01:00 Güncelleme: 16-07-2026 16:01:00


Öyle bir yüreğe sahip ki anlatamam. Saygı duyduğum bir isim Abidin Güneyli.

      Emekli olduktan sonra şiir ve yazılarına daha çok vakit ayıran şair yürekli Güneyli, Mersin Şairler ve Yazarlar Derneği Başkanlığını uzun yıllardır sürdürüyor. Derneğe ait olan ve üç ayda bir çıkan Maki  dergisinin yükünü de omuzlamış durumda. Sevgili Abidin Güneyli’yle Türkiye’nin birçok iline beraberce yolculuk yaptım ve keyif aldım. Konuşmaları hiç sıkıcı olmayan, etrafa pozitif enerji veren bir isim. İnanın Abidin Güneyli’nin mükemmel bir yüreği var, açık sözlü hiç kimsenin arkasından konuşmaz. Söyleyecek sözü varsa yüzüne söyler. İşte beni kendisine hayran bırakan yönü de budur... Güzel insan, değişken insanların karakter yapısına sahip değil. Neyse odur Abidin Güneyli. Kendi şahsıma söyleyeyim, ruh yapısı şefkat, merhamet ve çocuksu.  Sizinle üzülür, sizinle güler. “İyi ki  tanımışım” güzel yürekli dev adamı... Yukarıda da dediğim gibi, uzun ve çokca yolculuk yaptığım bir isim. Abim kadar sevdiğim güvendiğim biridir. O kadar insan tanıdım ki, iki maskeyle dolaşır tanıyamazsın, ya da seni hayal kırıklığına uğratır ve sonra diğer yüzünü tanırsın.  Sahte ve yapmacık yüzlerden uzak Abidin Güneyli...

 Abidin Güneyli’yi ayıran faktör ise ‘ben buyum’ denecek kadar açık ve mert kişiliği olan, sevecen bir yapısının olmasıdır. Günün birinde sizlerde bu ismi tanıdığınızda, anlayacaksınız. Edebiyat dolu yüreği, sevgi dolu insancılığı ve de merhametliğini. Abartmıyorum... Kimsenin duymaması için gizliden yaptığı yardımlardan  ötürü kutluyorum değerli büyüğümü... Neden siz diyeceksiniz... Çünkü yazımda da belirttiğim gibi, çok güvendiğim ve bazı konuları paylaştığımdan dolayı biliyorum, tüm bunları....

“Kötülük sadece dil dalaşması ya da kızgın biranda hareket  vari konuşmalardır. Yani şeytanın sizi ele geçirmesidir”... Tabir odur...Kötülük kendi ekseninde döner, zaman dağarcığında... yer yoktur, Güneyli’nin dünyasında... 2010 yılında kıyamet koptu kopacak diye dövündüğümüzde.. N’oldu? koskocaman bir hiç!!!... Bugün 2011 yılını yaşıyoruz... Bu zaman sürecinde aramızdan kimler gitmedi ki.... değerlerimizi bilmeliyiz, birbirimizin. Tıpkı Abidin Güneyli’nin gibi, zamanını boşa geçirmeyen, kalp kazanın, sevgi tohumcukları eken dev bir isim.. Dostlukla perçinleşen güven veren...Abidin Güneyli’ninde kriterlerinde bunlar bulunur...

İsterseniz Abidin Güneyli’yi kısaca tanıyalım. 1947 Yılında doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Osmaniye'de tamamladı. İktisadî ve Ticarî İlimler Akademisi Kamu Yönetimi Bölümünü ve  lisans üstü İstatistik eğitimi Ankara’da yaptı.

      Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nde tarım işçiliği- Santral Memurluğu, A.İT.İ.A’de “Döner Sermaye İletme Müdürlüğü ve  TC. Başbakanlık  D.İ.E Enstitüsü’nde çeşitli görevlerde bulunduktan sonra aynı kurumun Muğla ve Adana Bölge Müdürlükleri görevlerinde bulundu.  Yirmi dokuz yıllık memuriyetten sonra,1996 yılında emekli olarak Mersin’e yerleşti.

Bir dönem Mezitli Belediye Meclis Üyeliği (1999-2004) yaptı. Mersin Şairler ve Yazarlar Derneğinin kuruluşlundan bugüne kadar faal üyesi oldu. Halen bu derneğin (MEŞYAD)başkanlığını yürütmektedir. Derneğin yayın organı “Maki Dergisinin de dernek adına sahipliğini ve yayın yönetmenliğini sürdürmektedir.

       “Mersin Gazeteciler Cemiyeti” üyesi olup; halen günlük olarak yayınlanan Mersin Gazetesinde köşe yazarlığı yapmakta ve şiir köşesi hazırlamaktadır.

Eserleri: 1-Kırk Bahar Geldi Geçti 2-Beş Bahar Daha Geçti.3- 45 Bahar Geldi Geçti.4-Sonbahara Çeyrek Var. “Sonbahara Çeyrek Var” kitabı, Abidin Güneyli'’nin son şiir kitabıdır. Ayrıca üç tane de mini şiir kitabı bulunmaktadır. Elma Şekeri-Pamuklu Şeker ve Topsuz İğne. Mini şiir kitaplarını çocuklara ve gençlere şiiri sevdirmek amacıyla bastırıp dağıttığını söyleyen şair Abidin Güneyli’nin son şiir kitabı “Sonbahara Çeyrek Var” 2006 Yılında toplam olarak 1000 adet basılmış. Kitap toplam 162 sayfadan oluşuyor. Kitabında toplam olarak yüz elli sekiz (158) şiir yer almaktadır.

Şiir kitabını üç bölüme ayırmış. Sonbahara Çeyrek Var- Eski Sevdalar- Bir Başka Sevda. Kitabın son bölümünde de “Son Söz” bulunmaktadır.

      Abidin Güneyli, bu kitabının son sözünde:

“Günümüz Türkçesini kullandığını, halktan hiç kopmadığını, halkla hep iç içe yaşadığını, hep şiiri sevdirmek için çalıştığını söylemektedir. Halkın kullandığı Türkçeyi kullandığını, asıl maksadının şiiri ve okumayı ülkesinin insanlarına sevdirmek için yola çıktığını söylemektedir.

      Güneyli şiirlerinde  “Bekleyiş" teması...    Abidin Güneyli''nin Sonbahara Çeyrek Var adlı eserindeki 104 şiirde bir bekleyiş..

Bekleme''nin birçok çeşidi vardır. Ne demişti Necip Fazıl:

“Ne hasta bekler sabahı

Ne taze ölüyü mezar,

Ne de şeytan bir günahı

Seni beklediğim kadar."

    Her insanın bir beklentisi, bir beklediği vardır ayrıca. Her insanın bir Godoth''su. Büyük şairin buradaki “sen"den kastı kimdir, nedir bilemeyiz; fakat “Sonbahara Çeyrek Var'' da ki şiirlerinde Abidin Güneyli''nin beklediği daha çok sevgilidir.

“Mevsimleri birbirine ekledim

Gece gündüz yollarını bekledim

Günahını omuzuma yükledim

Sonbahara çeyrek kaldı ne desem”

       Bir haziran akşamıdır. Kavilleştikleri yere şair erkence gider; lakin o hiç gelmez. Beklemekten ağaç olur şairimiz. En sonunda ise; Ben de hayallerimi başka bir yaz akşamına erteledim" diyerek savuşur gider. Gelmese de, gelmeyecek olsa da beklemelerin en güzeli sevgiliyi beklemektir sanırım. Onu beklerken zaman güzelleşir. Öyle diyor Yahya Akengin;

“Ey güzel gün, bekleyişe adanmış gün."

Onu beklerken mekân güzelleşir. Öyle diyor Abidin Güneyli;

“Kış çamurdan

Yaz sıcaktan ve tozdan

Yürümek zordu; ama

Sokaklar ne güzeldi seni beklerken"

      Bir de Güneyli''nin Randevu şiiri vardır. Şairin hayâlinde kurguladığı bir bekleyiş senaryosu gibidir bu şiir; çünkü gözü yollardadır hep; “Bekliyorum gözüm yolda merakla" demesi bundandır.

    Bir arayış, bir açlık içindedir;

Gözlerimi yola diktim bekledim

Bir yudum sevgiye açım, nerdesin"

Yaş kemale ermiştir; fakat ne âşığın beklemesi bitmiştir, ne de beklenilen çıkıp gelmiştir;

Göz yollarda aşk beklerken

Yorgun düştü yürek erken

Ak düşmesin saça derken

Yafl kemale erdi bile"

“Sevgi Reçetesi" şiirinde şöyle der bir gün;

 

Hastayım yolunu bekler özlerim

Ne parada ne de pulda gözlerim

Her an duygulanır dalar gözlerim

Doktor reçetene biraz sevgi yaz."

Doktor reçeteye “sevgi" yazmış olsa da kâr etmemiş olmalı ki bir başka gün aynı isteğini tekrarlamak gereğini duyar;

 

Ne parada ne puldadır gözlerim

Hastayım yolunu bekler özlerim

Her an duygulanır? dolar gözlerim

Doktor reçetene sevgi yazsana

     Belli ki doktor ocağından bir çare bulamayan şairimiz bu defa da falcı kucağına düşmüştür. Yalvarıp yakarırcasına neler der bakın;

Hasretim ateşim sönecek mi ki

Gitti o bir daha dönecek mi ki

Yüreğin acısı dinecek mi ki

İyi şeyler söyle söyle be falcı

     Kendi kendisini teselli eder bir mısraında; “Günü gelir ben de bir gün gülerim" bekleyişine kapılır beklentisini duaya dönüştürür başka bir yerde; “Sevdiğine kavuşursun inşallah" der. Oysa Faruk Nafiz ne demişti; “Bekleyenim olsa da kavuşmasam."

     Bekleyen bekleyenin derdinden anlar olmalı ki 69. sayfada limanda yol gözleyen birine ufuktaki yelkenli müjdesini verirken buluruz onu. 109. sayfada ise onu bir anlamda bekleye bekleye beklemelere alıştığını ifade eder bir ruh haletinde yakalarız;

“Bilmediğim yola gittim yoruldum

Bekleye bekleye ben de duruldum"

Zaman zaman şairim Abidin Güneyli’yi başkalarının beklentilerini dile getirirken de gördüğümüz olur;

“Yollarını bekledi kurban kesti hayrına

Acılara dayandı taşlar bastı bağrına"

Bir de bakarsınız vuslat demindedir; sevgilinin kulağına muştular sunmaktadır;

“İşte yine başbaşayız

Bekle gör ne günler yaşayacağız"

Sonra yine sitem, yine kırgınlık beklentisi boşa çıkmıştır.

“Bu sene bayramda niçin gelmedin

Yüreğim yaralı kırgınım sana"

Bayramda dahi sevgiliyi ayağına bekleyen âşığa sormazlar mı fakat; “Sen niye ona gitmedin?" Nurullah Genç de öyle demişti;

Gelmedin; son hayal de yanıp yanıp kül oldu

 Gelmedin; yıldırımlar düştü hülyalarıma

Nasıl kıydın be zâlim, musum rüyalarıma

Sana doğru her adım neden hep ölüm sunar

Seni her andığmda, renk solar, etsen yanar"

Ölüm" mü dedi şair?

Abidin Güneyli'’de, ölüme “bekle" diyen şairlerdendir.

Yaşamaya sebepleri, ölmemeye mazeretleri vardır çünkü. “Ölüm kısa günde beni bekleme" der; yani “yakın günde/tez zamanda."

“Ellerimde nasır daha duruyor

Gözlerimin yaşı yeni kuruyor

Neden hep Azrail beni soruyor

Boş bir zamanımda gelirim inan"

Ölüme boş zaman bulamayacağını o da bilmektedir aslında. Amacı Azrail''i başından savmaktır şimdilik. Söz verdiği iki bin yüz beş yılı kışında da diyeceği; “Yapacağım işlerim daha çok inan"dan başkası olmayacaktır şüphesiz.

      Güneyli''nin “Sonbahara Çeyrek Var" sözü bir teselli mi, teslimiyet mi pek bilmesek de Bekir Oğuzbaşaran''n, “ölüm işleri yüzüstü bırakış değil mi" tespiti yerindedir. Hayat dediğin, işleri yüzüstü bırakış anını beklemekten öte nedir ki zaten” Dünya durağında ölümü bekleyenleriz hepimiz. Tanpınar''ın dediği de bu;

“Beklersin köşende sessiz ve yorgun

Siyah atlarını son yolculuğun."

Yazmaya kalksam, bitmez. Kısaca sizlerde yazımsal olarak tanımış oldunuz Güneyli’yi.

Şair yürekli, arkadaşım, kal ve yaşa...hayatı.....  



Bu yazı 134 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
resmi ilanlar
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI