Bugun...


ALPER AKÇAM

facebook-paylas
KIBRIS, HAŞHAŞ VE ECEVİT ÜZERİNE…
Tarih: 21-07-2026 15:31:00 Güncelleme: 21-07-2026 15:31:00


20 Temmuz, Kıbrıs’ta Rumlar tarafından Kıbrıs’ın Yunanistan’a katılması doğrultusunda gerçekleştirilen 15 Temmuz Sampson darbesinin ardından zaten yıllardır süren Türk toplumu üzerindeki baskı ve yıldırma politikalarına karşı, ABD, Batılı ülkeler ve Birleşmiş Milletler’in itirazlarına rağmen Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kıbrıs’a yaptığı “Barış Harekâtı”nın 52. Yıl dönümüdür. Bugün Batılı birçok ülke, hatta aralarında İslam ülkelerinin de bulunduğu kimi devletler, Kıbrıs’taki bugünkü durumu bir “İşgal” olarak niteliyor olsalar da, harekâtı ortaya çıkaran nedenin bir toplumun kıyımını, kırımını ve yok edilmesini engellemek olduğu unutulmamalıdır. “Kıbrıs Barış Harekatı” işlenmekte olan birçok cinayete, Rum ırkçı-milliyetçi politikalarına karşı Kıbrıs’taki Türk toplumunun haklarını garantiye almayı amaçlayan bir hedef doğrultusunda yapılmıştır. Yapılan barış görüşmelerinin bir sonuca varmaması ve toplumlar arasında uzlaşma sağlanamaması sonucu Ağustos 1974 tarihinde adadaki Türk kuvvetlerinin giriştiği ikinci bir hareketle adanın kuzeyi Türk Silahlı kuvvetlerinin eline geçmiş ve bugün Türk ve Rum toplumları arasındaki sınırları belirleyen durum ortaya çıkmıştır.
O tarihten bugüne, Kıbrıs Türk Toplumu’nun zaman zaman istisnai terslikler olsa da Rumlara karşı daha yaklaşımcı, barışçı bir politika izlemekte, Rumlar ise Türk toplumunun hakları konusunda çok da anlayışlı olmamaktadırlar. Kıbrıs Rumlarının Batılı ülkelerle işbirliği içinde Kıbrıs Türk Toplumu’nun tamamına bir “İşgalci Güç” anlayışıyla baktıkları görülmektedir.
Bugün Batılı emperyalistlerle işbirliği içinde bulunmuş kimi Osmanlı padişahlarına yeniden bir itibar kazandırma çabası içinde olan zihniyetin unutmamaları gereken bir gerçeklik de, !571 tarihinde Osmanlı topraklarına katılmış olan Kıbrıs’ın 4 Haziran 1878 tarihinde İngiltere’ye kiraya verilmesi ve bu tarihten sonra adanın Rumlaştırılması için yoğun göçlerin başlamış olmasıdır.
Osmanlı tarihini bir tarafa bıraktığımızda Temmuz 1974 tarihinin bize anımsattığı ikinci olay, Başbakan Bülent Ecevit’in ABD’nin Türkiye’de haşhaş ekimine getirmek istediği yasak ve ambargo tehditlerine aldırmayıp birlikte iktidar olduğu MSP yönetimi ile birlikte baskılara boyun eğmemesidir.
Bülent Ecevit’in sonrasında politika sahnesinde ortaya çıkacak ve iktidara geçecek birçok siyasi lidere göre çok daha bağımsızlıkçı, daha “antiemperyalist” bir politika izlemiş olduğunu kabul etmek zorundayız. Ancak, Ecevit’in, kendi iktidar olduğu yıllarda da gizli örgütlenmelerini sürdüren devlet içindeki NATO yapılanmasıyla bağlantılı “milliyetçi”, “anti-terör” kılıflı güçlerin üzerine gidemeyişi de hep aklımızdadır. Bir etkinlik konuşmacısı olarak yan yana geldiğimiz o dönemin İçişleri Bakanı Hasan Fahmi Güneş’ten bu konuda çok ayrıntılı bilgiler almıştım. Bülent Ecevit, kendilerini “devlet içinde devlet” olarak gören, ABD emperyalizmine vurucu güçlük yapmakta olan ve kanlı gizli tertipler hazırlayacak cinayet şebekelerinin üzerine gidebilmiş olsaydı, ülkeyi 12 Eylül 1980 darbesine götüren katliamlar yaşanmayacak, Maraş, Çorum, Sivas kırımları, hatta o lanet 12 Eylül1980 darbesi olmayacaktı.
Ne yazık ki, tarihimiz, düşündükçe içimize acı veren gerçeklerle dolup taşmaktadır.
12 Eylül 1980 darbesi öncesi ABD tarafından Türkiye’ye biçilen yörünge “Orta Doğu” ve Ortaçağ karanlığıdır. Bugün bunu açıkça söylemekten de kaçınmıyorlar. İki adım ileri, bir adım geri bu yönde ilerlemekteyiz.
Bugün, sol, sosyal demokrat politikalar içinde olanlar, Cumhuriyet değerleri, adalet ve özgürlük için topluma önderlik yapmaya çıkanlar bu tarihi iyi okumalı, halkı bu gerçekler doğrultusunda uyararak geleceğe yönelik politikalara yön vermelidir.
Her şeye karşın, dürüstlüğünden, yurt sevgisinden kuşku duymadığımız Bülent Ecevit’i saygıyla anıyoruz.
Herkesin Gâzi Mustafa Kemal Atatürk ölçüsünde, antiemperyalist, bağımsızlıkçı, onurlu bir politika yönünde davranabilmesini bekleyemeyiz ama bu gerçekler de iyi bilinmelidir.
Gününüz aydın olsun değerli dostlar…
20 Temmuz 2026, Alper Akçam


Bu yazı 1 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
resmi ilanlar
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI