Bugun...


Dr. ALPER AKÇAM

facebook-paylas
1968’DEN BUGÜNE…
Tarih: 04-10-2026 17:15:00 Güncelleme: 04-10-2026 17:15:00


27 Eylül Pazar günü, Ankara Tıp 1968 girişli, 1974 mezunu bir grup hekim arkadaşla…
Bir toplumun aynası, o toplumun bireyleriyle ilişkisinde kendi iç yapısını, anatomisini, fizyolojisini, fizyopatolojisini gösterir. Memleketin şu anda içinde bulunduğu durum, piyasada olup biten ahlaksızlıklar, siyaset ve yargı alanında yaşanan, dünyanın eşi benzeri bulunmayan gariplikleri, göz göre göre bir toplumun geriye itilmesi, emeğinin, insanlığının, onurunun ayaklar altına alınması ve buna karşı toplumun gösterdiği tepki ile bir avuç insanın kendi çabası ile ülkede geldiği ve tuttuğu yer… Alın bu bilimle, insan sağlığıyla içli dışlı olmuş bu bir avuç insanı, karşısına da bugünün egemen olmuşlarını, toplumun ve bu bir avuç insanın tepesinde ahkâm kesenleri koyun; karşılaştırın…
Bu karşılaştırmada, bu terazide ölçü, seçimden seçime oy vererek geleceğimizi belirlemiş olan halkımız oldu kuşkusuz. Bir de bu bir avuç insan gibi olmayıp kendi siyasi ve ekonomik çıkarları için halkın inançlarını siyaset sahnesinde kullanmış, el altından kendilerini destekleyen bazı “dış güçler” ile de içli dışlı olmuş, bunu halkın gözünden gizlemeyi başarmış ve demagoji ile siyaset alanında zirveye çıkmış birileri yer aldı yaşamımızda…
Bizler, 1968 kuşağının Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi girişli, 1974 çıkışlı bir grup hekimi olarak geçtiğimiz Pazar günü, Gölbaşı’nda Dr. Enis Yüksel’in bahçesinde bir araya geldik. Şöyle bir soldan sayalım… Op. Dr. Bülent Demirbaş (SSK Tokat ve Ankara Atatürk Hastanesi Genel Cerrahi Klinikleri emeklisi), Prof. Dr. Hüseyin Gün (Emekli Albay, GATA Mikrobiyoloji Şefi), Op. Dr. Alper Akçam (SSK Karabük, Bursa Çekirge vb hastaneleri sürgünler, soruşturmalarla ünlenmiş genel cerrahi uzmanı), Prof. Dr. Kemal Dinçer (Emekli Albay, GATA Fizik Tedavi Klinik Şefi, Silahlı Kuvvetler Rehabilitasyon Hastanesi Başhekimi), Prof. Dr. Nur Altınörs, (Başkent Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Beyin Cerrahi Kliniği), Radyolog Dr. Enis Yüksel (Numune Hastanesi Radyoloji Klinik Şefi)…
Sınıfın yaşça en küçüğü ve haşarısı benim. Okula başlar başlamaz Sosyalist Fikir Kulübü, Öğrenci Cemiyeti Sınıf Temsilciliği, arkasından genel cerrahi asistanlığı sırasında başlayan kimi olaylar zinciri ile sürgünler, açığa alınmalar, futbol sahaları, dernekler, siyasi partiler Türk Tabipleri Birliği ve tabip odaları…
Bizler birbirini sayıp seven, deontoloji de denen meslek ilkelerine ve meslektaşlarına saygılı hekimleriz. Farklı yerlerde çalıştık ama aralıklarla da olsa ilişkimiz sürdü; birbirimizin yakınlarına, hastalarına el uzattık. Nur Altınörs, ağır bir beyin rahatsızlığı olan annem Perihan Akçam’ı ameliyat etti, 33 yıldır hiçbir sorunu yok. Kemal Dinçer siyasi bir davada 9 yıl cezaevinde kalıp kimi öğrenim haklarından mahrum olmuş kardeşim Cahit’e rapor vererek üniversiteyi bitirmesini sağladı. Anneme, babam Dursun Akçam’a da ilgisini eksik etmedi. Bülent Demirbaş beni ameliyat etti…
Bizler aynı zamanda Cumhuriyet sevdalısı hekimleriz. Parada pulda, makamda değil, insanlıkta oldu gözümüz. Pazar günkü buluşmada da verip veriştirdik ülkemizi zor duruma sokanlara, çalıp çırpanlara. Zaman zaman öfkelendik; zaman zaman eski hatıraları anıp kahkahalarla güldük…
O 68 kuşağı çok başkaydı… Dikimevi’nde Ankara Tıp’ın bahçesinin karşısında, Abidinpaşa’ya doğru uzanan yolun sağında Milli Savunma Bakanlığı Askeri Öğrenci Yurdu’nda kalan tümü de Anadolu’nun çeşitli yörelerinden gelmiş çalışkan halk çocukları ile birlikte eğitim gördük. Sivil olmasına karşın o yurda girip çıkmasına göz yumulan tek öğrenci bendim. Yurt komutanı albayımız çok kovaladı beni; “Seni de buraya alacağım” diye… Evimiz okulumuza yakın, olanakları olan bir öğretmen ailesiydik… Olanakları sınırlı başka birisine daha çok yakışırdı o yurt…
Asker arkadaşlarım da, sivil kardeşlerim de pırlanta gibi insanlardı. Hiçbirisinin bir hastanın ahını almış olduğunu, kötü hekim olarak anıldığını düşünmem, düşünemem… Benden başka soruşturma geçirenler bazı haksızlıklara uğrayanlar da oldu ama çoğunlukla bulunduğu yerde sevilen, çevresiyle iyi ilişkiler kuran hekimler olarak sevildik, sayıldık…
Mezuniyette sınıf birincimiz olmuş Adnan Çobanoğlu mezuniyet sırasında bana “İyi ki siyasete fazlaca daldın, seni rakibim olarak görmüştüm” demişti. FKB not ortalamam sanırım 94 idi. İkinci sınıfta Kızılay’da “ABD Emperyalizmine Karşı İşçi Köylü Gençlik Asker El Ele” yazılı bir afişi asarken yakalandım, falakalar ve dayaklardan sonra tutuklandım. Sonrasında da bursu kesilen, izlenen bir öğrenci oldum. Hekimlik yaşamım da olaysız geçmedi, geçemedi… Bu toplumu yönetenler bana birçok haksızlık yaptı, adaletsizliklere uğradım demedim. Gece gündüz, büyük bir özveriyle mesleğimin gereğini yerine getirmeye özen gösterdim. Onunla da yetinmeyip spordan siyasete tüm toplumsal alanlarda var olmaya çalıştım.
Selam olsun 68 Kuşağı’na, selam olsun benim sınıf arkadaşlarıma.
Gününüz aydın olsun değerli dostlar…


Bu yazı 332 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
resmi ilanlar
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI