Bugun...


Dr. ALPER AKÇAM

facebook-paylas
SELAM OLSUN EMPERYALİZME VE KAPİTALİZME MEYDAN OKUYAN O FAKİRLERE…
Tarih: 12-10-2026 18:34:00 Güncelleme: 12-10-2026 18:34:00


 
20. yüzyılın ilk yarısında, yeryüzünün egemeni kapitalizm ve emperyalizm tarafından el konulmaya, bütün doğal kaynakları ve insani özellikleri sömürülmeye çalışılmış Anadolu ve Urumeli topraklarında, yoksul köylülüğün içinden çıkmış bazı fakirler, nereden geldiklerine ve egemen sistemin onlara biçtiği yazgıya bakmaksızın, dünyaya kafa tutan büyük devrimciler oldular!
Ona, köylü sınıfının bitip tükenmeyen savaşlarda ölmüş bir temsilcisi olan amcası Tahir’in adı konmuştu. Burdur’un Yeşilova ilçesi Akçaköy’ünden yoksul köylü çocuğu Tahir, Gönen’de büyük eğitim devrimcisi İsmail Hakkı Tonguç’un kurduğu Köy Enstitüsü aydınlığıyla karşılaştığında, temsilcisi olduğu toplumsal güç ve kendi özgür eylemciliğiyle, kendi isteğiyle Fakir adını seçti.
Çıkarcılığın, yalanın, ikiyüzlülüğün öne çıktığı kapitalist sömürü sistemini Türkiye’ye yerleştirmeye çalışan Demokrat Parti iktidarının Şavşat’a sürdüğü Fakir Baykurt’u, Cılavuz Köy Enstitülü dostu Dursun’un büyük oğlu olarak, Ardahan’da, Ruslardan kalma taş binadaki evimizin önünde bizimkilerle birlikte fotoğraf çekilirken tanıdım. Soyguna, sömürüye, adaletsizliklere karşı kandaş toplumun kolektif aksiyon gücüyle direnecek olan yoksul sınıfların temsilcisi olmayı kafaya koymuş bu iki arkadaş, Türkiye Öğretmen Dernekleri Milli Federasyonu (TÖDMF) ve Türkiye Öğretmen Sendikası (TÖS) içinde omuz omuza mücadele ettiler. Bütün emekçi sınıflara, üretici yığınlara, ekmek ve özgürlük kavgasında örnek olacak eylemler gerçekleştirdiler. Onu, yıllar sonra genç bir tıbbiyeli devrimci olarak, 12 Mart faşist darbesinden sonra yine babamla birlikte mahpus edildiği Mamak’taki 4. Kolordu Askeri Cezaevinde ziyaret etmiştim.
Yıllar geçti, hayatının ikinci bölümünde, bu kez de edebiyat dünyasında ünlenmiş bir yazar olarak, onu ve yol arkadaşlarını, yazdıkları Rönesansçı yapıtlarla da bir kez daha tanıdım. Onların yapıtlarında yeniden doğan, şimdiye kadar yeteri kadar anlaşılamamış “halk kültürünün derin dip akıntıları”nı görünür duruma getirmeye çalışırken, “Köy Romanı” yaftasıyla edebiyat dışına atmaya çalışan emperyalizm işbirlikçisi, kendi yaşadığı toprağı tanımaktan aciz “liberal” kafalara, hayat dışı edebiyat savunucularına karşı onların bayrağını taşımaya çalışmaktan onur duydum.
Fakir Baykurt, onu ve arkadaşlarını eleştirmeye kalkanların savladığı gibi, dar çerçeveler içindeki bir aydın ve yazar olmadığını 12 Eylül sonrası kendini sürgün ettiği Almanya’da aldığı ödüllerle, tokat atarca kanıtladı: 1984 Berlin Senatosu Çocuk Yazını Ödülü, Ödülü,1985 Alman Endüstri Birliği Yazın Ödülü…
“Yılanların Öcü”nden “Tırpan”a, “Kaplumbağalar”dan “Yüksek Fırınlar”, onlarca kitap yazdı, birçok ödül aldı… Hepsinden önemlisi yalan ve talan düzenine karşı mücadele yolunu aydınlattı, yapıtlarıyla kültür ve edebiyatta yol ve yöntem göstericisi oldu. Onun başyapıtı sayılabilecek Kaplumbağalar romanında köy eğitmeni Rıza’yı değil, köyün delisi durumundaki Kır Abbas’ı başkahraman yapmış olması, onun yapıtlarındaki derinliğin çok önemli göstergelerinden biridir. “Anadolu Rönesansı” ve “Türk Romanında Karnaval” kitaplarımda “Batı Rönesansında Rabelais, Türk Edebiyatında Köy Enstitülü Yazarlar” başlıklı bölümleri onlara ayırdım. Aynı yazı, academia.edu adlı, on milyonlarca öğretim üyesi abonesi olan uluslararası blogda yayında bulunuyor.
Bugün, “Eşitlik, Kardeşlik, Hürriyet” parolasıyla öne çıkmış, 1789 Burjuva Devrimi’ni gerçekleştirmiş Batı dünyasında o büyük değişim ve dönüşümün tersine olaylar yaşanırken, İslam coğrafyasının cinayet gücü İsrail destekçisi, dünya halklarının katili ABD’nin küstah yöneticileri, mazlum ülkelere ve bize demokrasiyi ve insan haklarını çok görüp “monarşi” ile yönetilmemizi ister ve yerli çıkar ortakları aracılığıyla adım adım bunu gerçekleştirmeye çalışırken, 20. yüzyıl ilk çeyreğinde dünyaya örnek bir Kurtuluş Savaşı vererek onurlu ve özgür bir Cumhuriyet kurmuş Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları, tarihinde iz bırakmış devrimcilerin anıları ışığında, yeni bir doğruluş ve davranış atılımını yapma görevi ile karşı karşıyadır.
Bugün, Fakir Baykurt’un mücadele yoldaşı Dursun Akçam’ın adını ve anısını taşıyan Vakıf ve Kültürevi çalışmalarına yerinde katılmak ve önümüzdeki dönemin programını yapmak üzere, dostlarımızla buluşmak amacıyla Ardahan yolcusuyum.
Yarın, 13 Ekim Salı akşamı, Saat 17.00’de Dursun Akçam Kültürevi’nde dostlarla buluşacağız.
Selam olsun emperyalizme ve kapitalizme kafa tutmuş Fakirlerin anısına…
Gününüz aydın olsun.
12 Ekim 2026, Alper Akçam (Ardahan yolcusu)


Bu yazı 326 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
resmi ilanlar
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI