Bugun...


Dr. ALPER AKÇAM

facebook-paylas
DÜNYA ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLU OLSUN!
Tarih: 07-10-2026 21:05:00 Güncelleme: 07-10-2026 21:05:00


5 Ekim tarihi, 1994 yılında UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim Ve Kültür Örgütü) ile İLO (Uluslarası Çalışma Örgütü) tarafından “Dünya Öğretmenler Günü olarak kabul edilmiştir. Türkiye’de 24 Kasım günü de TBMM’de Mustafa Kemal Atatürk’e başöğretmenlik unvanının verildiği gün olarak öğretmenlerimiz ve halkımız tarafından kutlanmaktadır (Bu günün ilk resmi kabulünü yapan demokrasi ve insan hakları katili faşist Kenan Evren cuntası olduğunu da anımsamamıza karşın, bu gün, öğretmenlerin çoğunluğu tarafından benimsenmiştir). O günüde de öğretmenlerimizi ve laik, karma, bilimsel, kamusal Cumhuriyet eğitimini anma günü olarak kabul ediyoruz.
Ben bir öğretmen çocuğuyum. Cılavuz Köy Enstitüsü çıkışlı bir ana ile babanın büyük oğullarıyım. Ülkesine, içinde yaşadığı topluma çok şeyler katmış anamla ve babamla gurur duyuyorum. Kendimi bildim bileli, anamı babamı yetiştiren Cumhuriyet’in büyük sabahyıldızı Köy Enstitüleri ve Cumhuriyet öğretmenleri ile övünürüm.
Bugünlerde, Türkiye’de ve birçok çevre ülkede emperyalist Batı’nın işbirlikçileri eliyle uygulamaya koyduğu veya başka amaçlarla kışkırttığı Orta Çağ anlayışlı bir eğitim-kültür politikası ile çok zor günlerden geçiyoruz. Bize demokrasiyi çok gören, bunun yerine “monarşi”yi getirmeye çalışan “büyük müttefik”in sözünün geçtiği bir dönemdeyiz. İnsanlığı aydınlığa çıkaran, mağaradan uzay çağına ulaştıran sorgulayan akıl yerine, inanç dünyasının eğitim yerine geçirildiği, gençlerimizi ezbere ve tartışılmaz kavramlarla biat ve itaate götüren bir mantıkla, emperyalist gizli servislerle bağlantılı olduğunu kanlı örnekleriyle gördüğümüz cemaat ve tarikatların da işin içine katılımıyla Cumhuriyet’in laik, parasız, karma, bilimsel eğitim anlayışının geriye itildiği bir eğitim anlayışı suyun başını tutmuş durumda.
Türkiye, UNESCO’nun tüm dünyaya örnek eğitim modeli olarak gösterdiği Köy Enstitüleri’nin kurucusu İsmail Hakkı Tonguç’un da yetiştiği ve büyük bir övgüyle söz ettiği İstanbul Muallim Mektebi’nden ve diğer öğretmen okullarından başlayarak devrimci-deneysel-üretici-diyalojik eğitimde büyük adımlar atmıştı. İkinci Dünya Savaşı bitiminden sonra sermaye sınıfımızın Batı Finans Kapital’i ile aynı yatağa girme çabası ve o tarihe kadar sinip bir köşeye çekilmiş üretici köylü düşmanı Tefeci-Bezirgân zümrenin din istismarcısı politikalarının yeniden siyaset sahnesine çıkması ile devrimci eğitim de sarsılmaya, büyük yaralar almaya başlamıştı.
Hiç gereği yokken Batılı emperyalistlerle yapılan, ülkeyi sömürüye açan antlaşmalara, eğitim ve kültür alanında da teslim olma zihniyetli ilişkiler de eklenmişti.
ABD’den gelen bazı uzmanların “Köy Enstitüleri varken bizi neden çağırıyorsunuz?” şaşkınlığındaki sorularına rağmen Milli Eğitim de emperyalizmin ajanı uzmanlara teslim edildi. Dağı taşı süt olan köylerimize kadar ABD bayraklı süt tozu kutuları girdi. ABD’li gizli servis uzmanlarının ve “barış gönüllüleri”nin verdiği raporlarla Türkiye nüfus haritaları çıkarıldı. Türkiye’yi 12 Eylül 1980 faşist darbesine götüren süreçte Maraş-Sivas-Çorum ve birçok yerde “mezhep kavgası” havasına sokulan çatışmalar ve Alevi katliamları yaşatıldı. Kırsal alandaki Alevi nüfus zorla büyük şehirlere göçe zorlandı. Emperyalizm, oyunlarını büyük şehirler çevresinde Muaviye ikiyüzlülüğüyle davranan çirkin politikacılar ve onları destekleyecek cemaat ve tarikatlar üzerinden oynayacaktı; yakın tarihlere kadar başarıyla da oynadı…
Öğretmen yetiştiren, öğretmenlere pedagojik, felsefi eğitimci niteliği kazandıran eğitim kurumları yok edildi… Öğretmenlik niteliği olmayan birçok kişi önemli kadrolara atanırken yüz binlerce öğretmenimiz atanmadı; işsiz bırakıldı.
Cumhuriyetimiz ve Cumhuriyet öğretmenlerimiz emperyalizmin baskı, tahakküm ve “Siyasal İslam” üzerinden oynadığı Şarkiyatçı oyunlarla büyük bir baskı, sömürü ve zulüm altındaki İslam coğrafyasında laikliğin ve demokrasinin kültürel bayrağı gibi durmayı sürdürüyor.
Bu koşullar altında Türkiye gerçekten de çok kritik bir bölgede bulunuyor. Ülkemizde din istismarcılığı temelinde kurulmuş bu yalan, talan çarkını kırabilmesi durumunda, dünyada da büyük değişimler olacaktır.
Cılavuz Köy Enstitüsü çıkışlı bir ana babanın çocuğu olarak, hekimlik günlerini de kapsayarak yaşamın her alanını aynı zamanda bir eğitim-bilinçlendirme-örnek olma düşüncesiyle adımlamış bir Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı kimliğiyle, Cumhuriyet öğretmenlerinin “Dünya Öğretmenler Günü”nü kutluyorum.
Selam olsun Cumhuriyet öğretmenlerine…
05 Ekim 2026, Alper Akçam


Bu yazı 346 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
resmi ilanlar
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI