Bugun...


Dr. ALPER AKÇAM

facebook-paylas
12 EYLÜL İHANETİ KAZANAMAYACAK!
Tarih: 19-09-2026 07:42:00 Güncelleme: 19-09-2026 07:58:00


12 Eylül tarihini bu ülke hiç unutmayacak…
12 Eylül, üç tarafı denizlerle çevrili, dünyanın en zengin doğal olanaklarına sahip, çok şanslı ve en stratejik coğrafyasında yer alan bir ülkenin, Türkiye’nin, emperyalizm ve yerli ortakları tarafından Orta Doğu ve Ortaçağ bataklıklarına doğru sürüklenerek kolayca soyulup sömürülmesi için ipe çekiliş tarihidir.
Beyaz Saray Güvenlik Danışmanı Brzezinsky, Temmuz 1979’da Time dergisindeki bir söyleşide şu soruyu soruyordu: “Sorun çok önemlidir. Türkiye, Atatürk’ün çizgisinden mi gidecek, yani Batılılaşmaya devam mı edecek, yoksa Ortadoğu’ya geri mi dönecek?” (aktaran Atilla İlhan, Hangi Atatürk, s 357) Aslında bu bir soru değil, emperyalist saldırganlığın Türkiye için çok daha önce verdiği bir kararın işaretidir. Brzezinksy ile insanlık ve tarih dışı “Medeniyetler Çatışması” tezi sahibi Samuel Huntngton’un ABD Başkanı’na verdikleri gizli bir rapor yıllardır uygulamaya konmuş, komşu coğrafyalarda da birçok cinayet, darbe, işgal, idam gerçekleştirilirken Türkiye’de “mezhep çatışması” görünümü verilmiş Sivas, Çorum, Maraş kırımları yaşanmış, beyinsiz tetikçiler kullanılarak aydınlar, sanatçılar, gazeteciler öldürülmüş, “sağ-sol çatışması” oyunu içinde ülkede emperyalizm ve sömürü karşıtı güçlere karşı topluca bir saldırı başlatılmıştır.
Emperyalizmin jandarması ve baş aktörü ABD’nin gizli silahlı darbeler, sabotajlar, sinsi örgütlenmeler örgütü CİA’in Türkiye Masası Şefi Paul Henze’ye gelen raporda “Our Boys did it” (Bizim Oğlanlar yaptı) diye bildirilen darbeci generaller aracı aktör olarak yer almıştı. Mahkeme kararıyla yaşı büyütülerek idam edilen 17 yaşındaki Erdal Eren’in yanında onlarca kişinin ipe çekildiği, yüzlerce gencin işkencelerde can verdiği, on binlercesinin yıllarca yargılanıp hüküm giydiği, yüz binlerce kişinin gözaltına alınıp eziyete uğratıldığı o tarihten sonra Türkiye kültür ortamının başına getirilen, bir ucu CİA ajanlarının da yazılar yazdığı, devlet olanaklarının da kullanıldığı gazete, dergi çevrelerine dayanan bir saldırı kampanyası ile, “Erken Cumhuriyet Dönemi Kültür Eğitim Politikaları”nın genç kuşaklar arasında gözden düşürülmesi sağlanmış, 1961 Anayasası’nın sunduğu olanaklarda, Cumhuriyet’in en değerli kurumu Köy Enstitüleri’nden yetişmiş yazar ve öğretmenlerin, sendikacıların aracılık ettiği halk ve gençlik uyanışı bastırılmış, Anadolu’da yüzlerce yıldır halkın sırtında asalak yaşayan Tefeci Bezirgan zümrenin örgütlediği cemaat ve tarikatlar aracılığıyla tarımın ve hayvancılığın yok edilme sürecinde büyük şehirler çevrelerine taşınmış geniş halk yığınları acımasız ve karanlık bir kıskaca alınmıştır. Giyim tarzlarından günlük alışkanlıkların ve kullanılan günlük dilin değiştirilmesine kadar varabilmiş kültürel oyunlar oynanmıştır.
12 Eylül, yalnız bir tane değil, 1980 ve 2010 yıllarında iki kez tekrarlanarak uygulanan sinsi bir planın parçalarıdır.
İkinci 12 Eylül’de, 2010 “Anayasa Referandumu”nda, FETÖ yöneticisi emekli vaizin talimatıyla ölüler bile EVET oyu vermeye çağrılmış, cemaat ve tarikatlarla sol görünen liberal aydınların “Evet!”, “Yetmez Ama Evet!” diyerek yan yana yer aldığı bu cephenin marifetleriyle YASAMA, YÜRÜTME ve YARGI erklerinin tek elde toplanmasına olanak verecek bugünkü ortam yaratılmıştır.
Kuşkusuz her şeyi emperyalizme bağlamak, ona yardım ve yataklık yapan çıkar çevrelerini gözden uzak tutmak da doğru değildir. Gözü doymaz bir mal mülk, şan şöhret hırsıyla her türlü kirli olunun içinde yer almış, politikada halkın inancını ve rızasını sağlayacak yolları ustaca kullanarak ülkeyi emperyalist tekellerin soygununa açmış birileri de bu kirli oyunun asli failleri arasındadır. 12 Eylül 1980 ile 12 Eylül 2010 tarihleri arasındaki asıl kültürel hazırlıkta, emperyalizmin örgütlediği, Uğur Mumcu’nun gelen paraları somut delilleriyle bulduğu CİA ajanlarının da yazılar yazdığı Yeni Forum’dan Taraf’a, Zaman’a ve birçok yayın organına, gönüllü desteklerini esirgemeyenleri, dönemin ABD Türkiye Büyükelçisi’nin de etkin olarak katıldığı bu süreçte sözde demokrasi uğruna cemaat ve tarikatlarla kol kola girmiş liberal görünümlü aydınları da unutmamak gerekir. 15 Temmuz kanlı darbe girişiminde bu ortaklıkların bir kısmı gün yüzüne çıktı, buz dağının büyük kısmı hâlâ gözden kaçırılıyor; hâlâ bu ihanet çetesinin adamları demokrat veya sosyal demokrat geçinen partilerde kendilerine yer bulabiliyor.
Literatür Yayınları tarafından 5. Baskıyı yapan Anadolu Rönesansı’nda bu ihanet sürecinin düşünsel arka planını ve uygulamalarını somut örneklerle ortaya koymaya çalışmıştım
Sonuçta 12 Eylül 2010’dan sonra ülke kaynaklarının yağmalanmasına Anayasa ve yasalardan aldıkları yetkiyle karşı çıktıkları için “Bizi çalıştırmıyorlar” diye şikâyet edilen Anayasal kurumlar ele geçirilmiştir. Bugün Kaz Dağları’ndan Karadeniz ve Eğin yaylalarına, su kaynaklarına, doğal zenginliklerimizin üstüne üşüşmüş yabancı ve yerli soyguncuları ciğerimizi söküyorlar, doğamızı kirletiyorlar. Bilinenlerin dışında alınmış yüzlerce ruhsatla daha ülkenin doğal güzelliklerini yok etmek ve kaynaklarını yağmalamak için sıra bekliyorlar.
13 Şubat 2024 tarihinde İliç’te yaşanan bu felaket bu sürecin en somut örneğidir. Dünyanın hiçbir coğrafyasında emperyalist tekeller ve yerli ortakları bu kadar yıkım yapamaz, milyonlarca ton toprağı ülkenin can fidanlarının üstüne dökemez, canım sular çevresinde siyanürle altın arayamaz!
Sonuçta, 12 Eylüller ile dünyanın en zengin doğal kaynaklarına sahip olan ülkemiz, etini, samanını, ayçiçek yağını bile dışarıdan alan, dağları, ormanları, suları yağmalanan bir ülke durumuna getirilmiştir…
Bugün bu oyunun son perdesi sahneye konulmaya çalışılmakta, yargı gücü kullanılarak ülkede emperyalizm ve ortaklarına karşı çıkış tamamen yok edilmeye, demokrasi, özgürlükler, örgütlenme hakkı ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır. Buna karşı da emperyalizme karşı ilk büyük Kurtuluş Savaşı’nı vermiş Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ilkelerine sahip çıkanlar arasında bir dayanışma, büyük bir halk uyanışı da başlamış bulunmaktadır. Önümüzdeki günler ve haftalar çok önemli gelişmelere gebedir.
Türkiye, ABD emperyalizminin koparmaya çalıştığı Cumhuriyet çizgisinden çıkarılamayacak; büyük bir uyanış ve derleniş ile emperyalist oyun bozulacaktır.
Yazıklar olsun bu ihanet sahnesinde yer alan çıkar ve iktidar düşkünü madrabazlara.
Selam olsun Cumhuriyet, demokrasi, onurlu bir yaşam ve adalet için birlikte yol alanlara…
Gününüz aydın olsun.


Bu yazı 55 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Takım O G M B A Y P AV
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
resmi ilanlar
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
GÜNLÜK BURÇ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI