Şöyle bir pencereden dışarıya baktığımızda, insanımızın omuzlarındaki yükün her geçen gün biraz daha ağırlaştığını, adeta görünmez bir demir leblebinin boğazlara tıkandığını görüyoruz. Dünyanın dört bir yanında rüzgârlar sert esiyor, küresel ekonominin çarkları gıcırdayarak dönüyor; lakin bu çarkın dişlileri arasında ezilen hep dar gelirli, hep emekçi, hep toprağını karnında besleyen köylü oluyor. Bugün hayat pahalılığı dediğimiz o acımasız ejderha, mutfaktaki tencerenin kapağını çoktan uçurdu. Çarşıya pazara çıkan vatandaşın filesi boş, yüzü asık, yüreği yaralı dönüyor evine.
Ekonomi denilen o soyut kavram, maalesef masabaşında kurulan hesaplarla sokaktaki gerçeği çoktandır unuttu. Enflasyon rakamları kâğıt üstünde birer yüzde olarak uçuşurken, mahalle bakkalının tezgahında, manavın terazisinde, marketin kasasında can yakmaya devam ediyor. Adeta her sabah uyanılan yeni bir gün, cüzdanımızdaki paranın eridiği, alım gücünün biraz daha kuşa döndüğü bir kabusa dönüşüyor.,
KİRALARIN VE PETROLÜN GETİRDİĞİ YANGIN
Bu ekonomik yangının en körükleyici unsurlarından biri de durmak bilmeyen enerji maliyetleri ve akaryakıt zamlarıdır. Petrol fiyatlarındaki her tırmanış, iğneden ipliğe her şeyin fiyatına zincirleme bir darbe vuruyor. Tarladan toplanan domatesin kamyonete yüklenip şehre gelene kadar yaktığı mazot, o domatesin etiketini üçe katlıyor. Nakliye pahalı olunca ekmek de pahalı oluyor, su da, süt de...
Diğer taraftan, büyük şehirlerde, özellikle metropollerin kalbinde barınma krizi artık tam anlamıyla bir insanlık dramı halini aldı. Cihangir’den Kadıköy’e, İstanbul’un her köşesinde kiralar astronomik rakamlara fırladı. Asgari ücretin veya ortalama bir emekli maaşının tamamını verseniz bile başınızı sokacak insani bir yuva kiralamak neredeyse imkansızlaştı. Gençler evlenemiyor, çalışanlar ay sonunu getiremiyor, emekliler ise bırakın kira ödemeyi, "Bugün mutfak masrafını nasıl denkleştiririm?" kaygısıyla her gece kara kara düşünüyor. İnsanların ev sahibi olma hayali zaten hayal olalı çok oldu; kiracı kalabilmek bile artık büyük bir lüks.
TOPRAĞIN SAHİBİ ÖKSÜZ, EMEKÇİ TÜKENMEKTE
Bu tablonun en acı, en yürek burkan yanı ise üretim tezgâhının ta kendisidir. Bizi besleyen, tarlayı süren, bu toprağın bereketini sofralarımıza taşıyan çiftçi bugün adeta can çekişiyor. Gübreye gelen zam, tohumun el yakması, ilacın pahalılığı derken çiftçi tarlasını ekemez hale geldi. "Üretme, otur" der gibi bir sistemle karşı karşıyayız. Mazotun fiyatı altında ezilen traktör tarlada kontak kapatırsa, şehrin merkezindeki o lüks sofralar da boş kalır. Bunu göremiyorlar! Köylü milletin efendisidir sözü çoktan rafa kaldırıldı; bugün köylü kendi toprağının garibi, kendi emeğinin yoksulu yapıldı.
Emekçinin durumu da bundan farklı değil. Alın teriyle, bileğinin gücüyle çalışan milyonlar; sabahın kör karanlığında yola düşüp akşam evine kiremit borcuyla, fatura derdiyle dönüyor. Vergi dilimleri, adil olmayan gelir dağılımı, zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapan bu çark, sosyal adaletin de temellerini dinamitliyor. İnsanlar sadece geçim derdiyle boğuşmuyor; aynı zamanda yarınlarına dair umutlarını, çocuklarının geleceğine olan inançlarını da yitiriyorlar.
ÇARE NEREDE?
Dünya küresel bir krizden geçerken, bu krizin faturasını sürekli olarak en alttakilere, halkın sırtına yıkmak ne vicdani ne de sürdürülebilirdir. Ekonomi, parası olanların servetine servet katması için değil; bu ülkede yaşayan her bir insanın insanca, haysiyetli, karnı tok ve sırtı pek bir ömür sürmesi için yönetilmelidir.
Üretimi desteklemeden, tarımı ayağa kaldırmadan, kiraları ve temel tüketim maddelerini makul seviyelere çekmeden bu yangın söndürülemez. Emekçinin alın terinin karşılığını aldığı, çiftçinin tarlasında neşeyle türkü söylediği, gencin geleceğe güvenle baktığı bir düzeni kurmak mecburiyetindeyiz. Aksi takdirde, bu ekonomik uçurum hepimizi içine alacak. Unutulmamalıdır ki bir ülkenin gerçek zenginliği kasalarındaki döviz miktarı değil; halkının adalete olan inancı ve yüzündeki tebessümdür.
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Takım | O | G | M | B | A | Y | P | AV |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
| Tarih | Ev Sahibi | Sonuç | Konuk Takım |
|---|
